Aa

Emine acı acı gülmüş de demiş ki: 'İnsan nereye giderse rızkı da beraber gidermiş; bunu düşündüğüm yok.
Reklam
Uğurlar olsun, yörük kızı! Sen hangi obadansın?' diye sormuş. Emine, Hasan'ı görünce, 'Sana da uğurlar olsun, sarı oğlan! Ben Yüksekobalı'yım sen nerelisin?' demiş. 'Ben Zeytinli'denim... Köye kadar yolumuz bir... Hey beni eşeğin üstüne at da rahat git!.." 'Olmaz! Ovada heybeyi eşeğe taşıtırsam, koca dağa bu yük ile nasıl çıkarım?'
Mevsim mart başlarıydı. Karlar erimiş, koyun yolları, bazı çukur ve gün görmez yerlerde, pis kokulu bir çamur yığını haline gelmişti. Dört yana koşuşan tavuklarla çocukların saçtığı çamur, efendilerin ütülü külotlarına sıçramış ve yüzlerini buruşturmuştu. Tekrar düğün evine döndüler, şimdi boşalmış olan yarı karanlık odada oturup köylerimizin medenileşmesi çarelerini bulmaya başladılar. Fakat on dakikadan fazla bu mevzuda duramadılar, şehir dedikodularına, maaş, ücret, barem meselelerine geçtiler ve biraz sonra da uyuyuverdiler.
Sayfa 97·Kitabı okudu

Aa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
2022 8. kitabı
Ceylan Taş
8/10 · 733 okunma
Sıfır Puan Eklenmeli
1/10
·384 syf.··
2022 7. kitabı
Keşke "sıfır" puan verme eklense. Çünkü "bir" değer taşıyor. Bazı kitapları okuduktan sonra incelemelere bakıp şaşırıyorum. Karakterlerin buhranları bir şeyler katacak diye sabırla devam ettim ama geri dönüşüme atacağım. Ne kadar çok şişirilen kitap ve yazar var. Genelde ülkede olan olaylara çok nadide tepkiler veren aydın insanlarımız birçok konuyu kitap ve filmler ile normalleştirmekte sorun görmüyor. Yazılacak çok nokta var yalnız okumak bile zaman kaybı iken devam etmeye gerek duymuyorum.
Edebiyat
İki Yeşil SusamuruBuket Uzuner · Remzi Kitabevi · 20016,8bin okunma
Reklam