Karacaoğlan
Bir düş içinde, bir uzak türkü içinde, türkülerin cenneti içinde, pınarın yeşil billuru içinde kaldılar bir an...Nasıl oldu, nasıl olmadı, kendilerini, yan yana, kucak kucağa buldular.
Uzun zaman böyle kaldılar. Konuşmadılar. Konuşamazlardı . Söyleyecek hiçbir şeyleri yoktu. Yürekteki çımgışma, bahar havası, gün aydınlığı, ılık ılık seher yeli, kendinden geçme... Hayran hayran birbirinin yüzüne bakıyorlar... "Yar yüzüne bin yıl baksam az gelir. Yüz yıl dahi baksam kanan değilim." Kanmıyorlardı. Sevdanın büyük ateşi ile yanıyorlardı.