“ Öyle bir sarılma düşünüyordu ki onu ta benliğinin derinliklerine kadar titretsin, hırpalasın, ezsin; öyle bir aşk istiyordu ki onun ruhunda sarhoş eden baygınlıklar bıraksın. ”
“Şair“ dedim. “Birlikte giden ve rüzgarın önünde tüy gibi hafif görünen şu iki ruhla konuşmayı çok isterdim.”
O, cevap verdi:
“Az daha yaklaşsınlar hele, görürsün onları. O zaman, kendilerini sürükleyip götüren aşk adına rica edersin, gelirler.”