kimimiz göçebe
kimimiz mukim
sevdamızı fısıldayan kim
dağlara,taşlara
şehirlere, taşralara
sen yine gözyaşına tuz ekle
umudunu sına yakamozlarla
he sen ağlamışsın uzaklarda,
makul ve suskun
ha ben sızlanmışım ,
müfrit ve hırçın
Geçiyorum hayalen
Çocukluğuma küstüğüm sokaklardan
Ellerim cebimde , sırtımda kahverengi ceketim
Kazağım ezrak
Yanaklarım çöl yanığı hamra
Dudaklarım çatlak
Dudaklarım toprak