Book Heaven

Puan vermedi·352 syf.·
2021 20. kitabı
Birilerinin duygularını anlamak, onlarla acıyı ve kederi paylaşmak; onlara destek olup, onlarla ağlamak için ille de aynı şeyleri yaşamak gerekmiyor. Biraz gözlem ve paylaşım, en çok da bolca empati gerekiyor. Ve bu ve benzeri kitaplarla empati duygusunu geliştirmek belki... Kitabın kapağına ve ismine bakıldığında soup opera, pembe dizi, romantik komedi tarzı bir kitap bekliyorsunuz. Kısmen doğru olsa da yazar Marilyn Pappano'nun tarzını Debbie Macomber ve Sarah Jio'dan biraz farklı buldum. Kitabın konusuna gelecek olursak; kasabalıların tabiriyle Fort Murphy Dullar Kulübü yada kadınların kendi deyimiyle Salı Gecesi Margarita Kulübü, eşlerini Irak ve Afganistan'da kaybetmiş kadınlardan oluşuyor. Aynı hüznü paylaşan yas sürecindeki bu kadınlar haftanın bir günü beraber vakit geçiriyor. Kitap; kulüp üyesi Carly'nin, tek bacağını Afganistan'da kaybetmiş Dane ile olan ilişkisini konu alıyor. Okurken, dünyaya, yas tutan bir eş ve uzvunu kaybetmiş bir askerin gözleriyle bakabilmemizi sağlıyor. Normalde askeri öğeler içeren konuları sevmesem de bu kitabı çok beğendim. Alıntı "Askerlerden güçlü olmaları beklenir. Bizim işimiz ülkemizi ve çıkarlarını korumak. Bu da çok fazla şiddete maruz kalmak ve şiddet uygulamak anlamına geliyor. Savaşlar korkaklara göre değildir. Savaşta arkadaşın öldürüldüğü zaman, yas tutmak için bir dakikan bile olmaz çünkü onu öldürenler, seni de öldürmek için beklemektedir. Bunları birbirinden ayırıp güçlü, profesyonel ve ölümcül olmak zorundasın." syf.273 yakamoz "Herkes bir şeylerini kaybetmiştir; savaşta arkadaşlarını, beklemekten yorulan eşlerini, kendilerinden bir parçayı. Minnet dolu bir ulusun takdiri güzel bir şey ancak işe, sağlık desteğine, yaşayacak yere, anlayışa ve yardıma ihtiyaç duyarken, sadece takdir yeterli olmuyor." syf.272
Romantik
Yarım Kalan KalplerMarilyn Pappano · Yakamoz Yayınları · 2020353 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Lizbon’a Gece Treni hem ruhlara hem yüreklere dokunan bir roman, şimdiden bir klasik. “Neredeyse soluk almadan okunacak bir roman. Elimden bırakamadım. İnsanın ruhuna, zihnine ve yüreğine hitap eden bir kitap.” Die Welt / Almanya “Müthiş bir olay. Son on yılın en iyi kitabı. İnanılmaz berraklıkta ve güzellikte bir roman.” Bücher / Almanya “Mercier edebiyata bir anıt armağan etmiş. Ve bunu harika bir biçimde, felsefi bilgilerini dolu dolu kullanarak yapmış.” La Stampa / İtalya (Tanıtım Bülteninden) Not: Yarım bıraktım, belki havamda değildim okurken, tekrar döner miyim bilemiyorum.
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Sia Yayınevi · 20212,199 okunma
Puan vermedi·248 syf.·
2021 19. kitabı
" Zaman zaman babam bana neden Rabia ismini vermiş diye düşünürdüm. Dördüncü...Toprak, hava, su, ateş dört anasır. İnsanın dört evresi:bebeklik,gençlik,orta yaş ve yaşlılığı. Şeriat, tarikat, marifet, hakikat dört kapı; erenlerin ilk dördü, dört cennet kadını,dört halife dört büyük melek, üç kızının dördüncüsü.." "En masum günleridir insanın çocukluğu. Ne gam ne tasa değmez yüreğine. Teslimiyetin, tevekkülün en saf halidir çocuk olmak. Rızkına dair en ufacık bir tereddüt olmaz, tam bir itimatla hayatı. Bu tevekkül sebebiyle günahtan beridir her çocuk." "Peygamberimiz Hz Fatma için der ki "babasının annesi". Her sözü binlerce hikmet barındıran efendimiz sence bunu ne için söylemiştir? Çünkü O, babasına bakan kız çocuklarının anne şefkati ile baktığının farkındadır." "Allah insanı dünyada tövbesinden dolayı affeder lakin ahirette isterse mağfiret eder. Mağfiret nedir bilir misin? O günahı affeder, affetmekle kalmaz kulunun yüzüne dahi vurmaz ve kulu daha çok utanmasın diye tamamen üstünü kapatıp unutmasını sağlar. Yani o günahı hiç işlenmemiş kabul eder. İşte ben o Mağfireti umut ederek Af diliyorum. " "Bir Kum tanesine denktir dünyada kapladığın yer lakin insanın fikrine, zikrine baktığın zaman sanki koca kainat onun etrafında pervane. Nasıl da biricik gezer ; Bir olanı anmaktan gafil... İnsan ki 'Kün', emrinin yegane muhatabı, nefesinin farkında olmadan nefes alıp verir de nefsini razı edemez nefesin sahibine. " "Kişi hiçbir seyi bilmediğini anlayana kadar bildikleri ile övünür durur. Hiçbir şey bilmediğini anlayınca da bildiğinden utanır da işte o zaman marifeti kemale erer." "Her insan kendi deminde yitip giderken ve dahi kendinden sonra gelenlere bir iz dahi bırakmazken bildim demektir; asıl bilinmezlik." "Halbuki en hayırlı insan bile Allah'ın azameti
Tasavvuf ve Din
Ben RabiaSadiye Erol Aykaç · Nesil Yayınları · 20211,371 okunma
10/10
·148 syf.·
2021 21. kitabı
YAŞLI ADAM VE DENİZ‍️ Hemingway, kendi macera dolu yaşamından çok şey kattığı bu romanında; uçsuz bucaksız okyanusta küçük bir balıkçı kayığındaki yaşlı kahramanımız Santiago, 650 kilo ağırlığında ve 5,5 metre uzunluğundaki devasa kılıçbalığının peşindedir. Balığı yakalar, ancak kan kokusu yüzünden köpekbalıklarıyla savaşmak zorunda kalacaktır. Yaşlı balıkçının kılıçbalığının görkeminden, asilliğinden bahsedişi, öldürdüğü canlıya duyduğu saygı beni çok etkiledi. Ayrıca Hemingway'in tasvirleri muazzam. Okyanusta ki uçanbalıklar, dev deniz kaplumbağaları, balıkçıllar, yaşlı adamın kılıçbalığını yakalarken zihinsel ve fiziksel olarak ne büyük bir emek harcamış olduğunu anlattığı satırlar inanılmazdı. Köpekbalıklarına karşı verdiği amansız, korkusuzca mücadele bir o kadar etkileyici... Ve bir de yaşlı adamın küçük dostu: çocuk var : Manolin.. Yaşlı adama hayran, onu coşkuyla seven, sadık çocuk.. Yaşlı adamın yaptığı hata kıyıdan fazla açılmak olsa da yine de bu büyük maceradan, kıyasıya mücadelen sonra ustalıkla kıyıya dönüyor.. Ernest Hemingway'in bu ölümsüz eseri okunacaklar listenizde mutlaka olmalı
Edebiyat
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541,1bin okunma
Puan vermedi·296 syf.·
2021 18. kitabı
GECE YARISI KÜTÜPHANESİ 2020'de ödül almış 42 dile çevrilmiş uluslararası çoksatan.. Öncelikle Domingo Yayınevini ilk kez duyuyorum ve kitabın dış yüzeyinin kadifemsi dokusunun kitabı bir oturuşta okumama sebep olduğunu söylemeliyim. Hemen her insanın hayatı pişmanlıklar ve keşkelerle doludur. Romanımızın baş kahramanı Nora Seed, 35 yaşında, ne istediğini tam olarak bilmeyen ve hayattan sıkılmış bir geç-ergen kadın. Bir özkıyımla bu anlamsız hayatına son vermek isterken arafta kendisini Gece Yarısı Kütüphanesi'nde bulur. Buradaki her bir kitap onun olası hayatlarını temsil etmektedir. Burada kuantum felsefesi devreye girmiş, sonsuz hayatların olasılığını yaşayan Nora, zengin fakir başarılı başarısız olmanın mutsuzluğu gidermeyeceği mutluluğun halinden memnun olmakla mümkün olacağını farkediyor. İçindeki boşluk, mutsuzluk ve arayışın gerçekten sevip sevilmemiş ve ait hissetmemiş ve gerçek manada hiçbir şeyin sorumluluğunu almamış olmaktan kaynaklandığını farkediyor. Açıkçası beklentimin çok altında kalsa da elbette okumaya değer, kısa sürede filminin çekileceğini tahmin ediyorum, bir film için tasarlanmış gibi... Mutlu kalın Alıntı "Kütüphane dışarıdan kaçıp uygarlığa sığındığı bir yer gibiydi." "Ben hayatı okurum. Hayat da felsefedir." "Ahlâkın temelinde merhamet yatar" "İstemek, ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğim bir hayat var.” "Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü." "Her kitap yaşamış
Film
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma