Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için, alaka ve merhamet göstermek isteriz.
Millet ve ordu, Padişah ve Halifenin ihanetinin farkında olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği dinsel ve geleneksel bağlarla bağlı ve sadık. Millet ve ordu kurtuluş çaresi düşünürken, bu kalıtsal alışkanlığın yönlendirmesiyle kendinden önce Hilafet ve saltanatın kurutuluşunu düşünüyor. Halife ve padişahsız kurtuluşun anlamını kavrayacak yetenekte değil. Bu ilkeye karşı görüş belirtenlerin vay haline! Derhal dinsiz, vatansız, hain, istenmeyen adam olur.