Demek bir edebiyat eseriyle karşılaşınca, acı bir ilaç içer gibi suratını ekşitiyorsun. Düpedüz hakarettir bu! Bir insan hayatı, yeryüzündeki en soylu şeyleri kendisi için ilaç niyetine kullanacak kadar değerli değildir.
Besteciler ne kadar şanslıydılar; tek düşünceleri, onların yapıtlarını alabildiğine zerafetle ve ustalıkla sunmak olan yorumcuları vardı! Oysa aceleci okurlar, kitap okurken sözcükleri mırıldanmaya bile üşeniyorlardı, göremeyecekleri bir şey kalmasından telaş eden turistler gibi bir noktadan öbürüne hızla koşturuyorlardı.
İnsanların başından neler geçmişti? Ya gaddarlık ortak bir tutkunluk olup çıkmışsa? Aradan geçen bu sürede ya insan soyu insanlıktan çıkmış ve insanlık dışı, anlayışsız ve karşı durulamaz güçte bir şeye dönüşmüşse?