Gülmek ve gülmek için sebepler icat etmek lâzımdı.. takılmak, şakalaşmak, için hiçbir fırsatı kaçırmamalıydı. Fırsat mı yok? Bunu da icat etmek lâzımdı. Neşe de dua kadar destekliyordu insanı.
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son gücün bir feryadıdır. Ağlamadığımız zamanlar, o gücün yok olduğu zamanlardır ki onun yerini alan sessiz bir acı, en şiddetli ve kederli gözyaşlarından daha gönül yakıcıdır.
Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde ;" Bu öyle olmayabilirdi !" düşüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır.