Doğu Eksresinde Cinayet (Murder on the Orient Express) yazara bir kez daha hayran bırakan müthiş diliyle sadelik içinde anlattığı olaylar silsilesini takip edebilmenizi sağlayan ve sıkılmadan tek oturuşta sonuna kadar okutturabilen bir Agatha Christie klasiği. Bir yandan ana karakterimiz Poirot'un neredeyse adını unutacak kadar pasifken unutulmayacak bir kitap başkahramanı oluşuna tanıklık ederken diğer yandan inanılmaz bir tren betimlemesiyle soğuk bir kış gecesi 16 kompartmanlı vagonda işlenen cinayetin çözülme sürecini vagondaymışçasına bir o yana bir bu yana sizi aynı mekanda götürüp getiriyor ve bunu inanılmaz bir ustalıkla yapıyor. Agatha Christie'nin ismi yazan her eseri tavsiye ederim fakat Doğu Ekspresinde Cinayet'in en akıcısı olduğunu söyleyebilirim.
Körler ülkesindeki tek gözlü adam neden kral olmaz cevabını muhteşem veren bir öykü. Bitirdikten sonra aklın bilimin ışığından mahrum insanlarla dolu kendi körler ülkenizde yaşadığınızı farkedince Nunez'den pek de farklı hissetmeyeceksiniz.
Geleceğe giden bir zaman yolcusunun maceralarını dinlemeye hazırsanız çayınızı kahvenizi alın ve Wells'in muhteşem bir o kadar da eleştirel kurgusuna tanıklık edin.
Dune öyle bir bilimkurgu eseridir ki arkasından gelen herhangi bir bilimkurgu eseri ondan etkilenmemiş olsun. Fakat aynı zamanda öyle bir bilimkurgu eseridir ki yürüdüğü yolun üzerinden birebir basabilecek cesarete erişebilsin. Politik mesajları siyasi entrikaları mistik ögeleri baharata yüklediği anlamla beraber suyun yokluğunu iliklerinize kadar işleten çöl gezegeninde damıtıcı giysi içinde kendinizi hissedecek, galaksilere yolculuk yaparken Arrakis'in meşhur baharatının kokusunu alacaksınız.
İğrenç bir sonu var okumanız için tek sebebiniz ne kadar batırdığını görmek istemenizle korele. Hayatta yapacak daha anlamlı birşey bulamadığımdan bitirmiştim iki instagramda gezip kitap alıntısı okumanız daha faydalı olacaktır.