NOT: Bu yazı yalnızca kitaba dair değildir. Uzun bir makale konusu, tez ya da kitap olabilecek "kadınların tarihi"ne dair kısa bir yazıdır. Yine de bir incelemeye göre uzundur. 10'dan fazla alıntıyla da yazıyı zenginleştirmeye çalıştım. Ve rahat okunması için konu başlıklarına ayırdım. Yalnızca kitapla ilgili kısımları merak edenler ilgili konu başlıklarına yönelebilir. Tamamını okuyacak olanlara ise şimdiden teşekkür ediyorum.
“Dünyada her şey kadının eseridir.”
– Mustafa Kemal Atatürk
1. “Kadın”ın Yaratılışı:
Kutsal addedilen dinlerde kadının atası Havva / Eva olarak bilinir. Bir erkekle (Adem) birlikte olması sonucu insanlık oluşmuştur. Mitolojiye göre ise insanlar ilk olarak dört kol, dört bacak ve iki kafalı şekilde yaratılmıştır fakat zevklerine düşkün olduklarını gören Zeus, insanları cezalandırarak onları ayırmıştır. Bu sayede ortaya iki beden çıkmıştır; kadın ve erkek. İnsanlar, Zeus tarafından hayatları boyunca eşlerini bulmakla yükümlü bir hale getirilmişlerdir. Özetle birçok farklı dinde ve mitolojide birçok farklı şekilde anlatılır bu yaratılış hikâyesi.
Bilimsel olarak ise kadınlar ve erkekler, yani insanlık milyonlarca yıl süren bir evrim sonucunda oluşmuştur. 21. yüzyılın dünyasında isteyen istediğine inanmakta özgürdür elbette fakat tüm bunlardan çıkarılması gereken en net sonuç kadın ve erkeğin her şartta, durumda, olayda, yerde ve zamanda eşit olduklarıdır ve dünya yok olana dek eşit olmaya devam edecekleridir.
2. Antik Çağlarda Kadın ve Ona Bakış Açısı:
Kadınların içgüdüsel akılları yerinde olduğunda; sevme, yaratma, inanma ve arzulamaya ilişkin fikir ve itkileri de doğar; hayatlarını yaşarlar, solarlar ve ölürler ve yeniden doğarlar. (sayfa 181)
Yazılı ilk kaynakların ortaya çıktığı antik çağlardan beri kadınlar eleştirilmiş, hor görülmüş, küçük
86 sayfalık kısacık bir yaşam rehberi. Okunmalı mı? Evet, okuyun çünkü her bir kısmı sizi etkilemeyecek belki ama bir yeri size dokunacak.
Epiktetos, MS 55-135 yılları arasında yaşamış stoacı bir felsefeci.
Stoacı felsefeye göre ‘mutluluk insanın kendisine bağlı ve insanın kendi kendini mutlu eder, her şeyin kaynağının Tanrı’dır,ölümden korkmazlar çünkü ölümden sonra bir hayat olduğuna inanmazlar vs.
Kitap Stoa duası ile başlıyor:
( Bir dua olduğunu bilmeden bazılarımız bu cümleleri benzer ifadelerle çoğu kez tekrar etmişizdir.)
“Tanrım, bana değiştiremeyeceğim
şeyleri kabullenmek için kuvvet
değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve
bu ikisini birbirinden ayırmak için akıl ver”
Ve şöyle son bulur:
“Doğan her şey bir gün ölecektir.
“Mutluluğa giden
Tek bir yol vardır;
O da hakkında
Hiçbir şey
Yapamayacağımız
Olaylar için
Endişelenmemek.”
En sevdiğim sözü: “Ruhunuzu aydınlatacak insanlarla arkadaşlık edin.”
Tabi ki daha birçok cümle var bunun gibi ama hepsini yazamıyorum ;)
Sibehul xeyrî canê min
Şehê şerîn zebanê min
Tu î rûh û rewanê min
Bibit qurban te canê min
Tealallah çi zat î tu
Çi şêrîn sifet î tu
Ne wek qend û nebat î tu
Yeqîn rûh û heyat î tu
Heyat û reheta canim
Sibehul xeyrî ya xanim
Were, bînahiya çavan
Bibînim bejn û balan