"Ahlakiligin on sarti ozgurluktur. Eger bir kurala zorla uyuyorsan, senin disinda bir neden seni uyduruyorsa
bir kurala, kural onceden verilmisse ve senin içinde yer etmemisse bu kural, baska bir deyisle bu kurall sen kendin koymamissan, kendi davranis kuralini, kendin a priori olarak koymuyorsan ahlaki bir varlik degilsin, çünkü özgür bir varlik degilsin. Ahlakiligi
mümkün kilan sey dogrudan dogruya özgürlüktür.
Kant'in, dolayisiyla bütün Aydinlanma düsüncesinin
çerçevesi bundan oluşuyor."
Devlet ne egemenlerin hizmetindeki bir iktidar aygitna ne de ihtilafların soğurulduğu tarafsız bir mekana indirgenebilir: Devlet, hayli ileri derecede ayrışmış toplumlarda, toplumsal hayatin bütününü yapılandıran müşterek inanç formunu oluşturur.”
İnsan yaşamı nedir? Hoşnut kalınacak, ya da şikayet edilecek kadar istikrarlı bir insan yaşamı yoktur: Talih bir an gelip insanı yıkabilir ya da ayağa kaldırabilir; mevcut olan şeyden neyin ortaya çıkacağını hiç kimse bilemez.
Ortadoğu’da birey olunamadığı için kişi hiçbir şeyi kendinden bekleyemiyor. Mesela ya birinin kendini mutlu etmesini bekliyor ya da mutluluğunu başkasının mutsuzluğu üzerine kuruyor. Mesela başarı ya başkası üzerinden başarılı hissediliyor ya da başkasının başarısızlığı üzerine başarılı hissediyor. Acısını dahi başka acılar üzerinden hafifletiyor ki en acısı bu.