Faruk ÜNAL

Faruk ÜNAL
Mühendis
Yüksek Lisans
Eindhoven
60 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
19. yüzyılda kazı ekipleri Mezopotamya Uygarlıklarının kalıntılarına rastladıklarında bu romantik klişeyi de yeniden şekillendirdiler. O dönemin arkeologları yabancı bir ülkenin (Osmanlı İmparatorluğu) içişlerine karışan kişi ya da İslam topraklarına izinsiz giren kâfir gibi suçlamalardan muaf değildi. Yaptıklarını haklı çıkarmak isterken geçmişin ihtiyacı ile bugünün sefaleti arasındaki farkı büyük gösterdiler. Arkeolojik ve sömürgeci belgelerin ortaklaştığı bu bağlam, geçmişteki topluluklar ile bölgenin mevcut sakinleri olan topluluklar arasındaki ecdat ilişkisini koparmayı hedefliyordu. Bu rastgele bir gözlem değil, bir taktikti. Bu sayede Avrupalılar, gün ışığına çıkardıkları kültürlerin gerçek mirasçıları ve sadık hizmetkarları olduklarını iddia ettiler.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Arkeoloji
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Neolitik Çağ'ın insan sağlığına etkisini değerlendirmenin en iyi yolu ölçümdür. İki etmenin ölçülmesi gerekir. Biri Neolitik Çağ'ın insan nüfusunda yarattığı olağanüstü artış, diğeri de hafif de olsa insan sağlığında bir kötüleşme ve endemik hastalık artışı olarak görünen olgudur. "Uygarlık hastalıkları"nın derin kökleri Neolitik beslenme düzenine dek uzanmaktadır, ama bu hastalıkların bugün bu kadar yaygın olmalarının nedeni, modern endüstriyel beslenme düzenini şekillendiren yağ ve şeker türlerindeki çarpıcı yükselişin yanı sıra enfeksiyon gibi geleneksel ölüm nedenlerinin azalmasıdır.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Tarih ve Uygarlık
Neolitik Çağ bir beslenme hatası mıydı?
Yetiştirilen tahıl ürünlerinde ve evcilleştirilen hayvanlardan elde edilen ette bulunan yağ ve şeker oranı, doğadan toplanan yiyeceklere kıyasla yüksekti. Yağa ve şekere bu yöneliş, büyük miktarda işlenmiş yiyecek içeren çağımızın beslenme düzeninde çarpıcı bir şekilde hız kazanmış olsa da bazı etkilerin Neolitik Çağ'ın başlarında da hissedilmesi mümkündür. Yiyeceklerdeki şeker türleri kan şeker seviyesini yükseltir, vücudun insülin üretimini tetikler ve bu da insülin direncine yol açabilir. Bu sendromla ilişkilendirilen hastalıklar arasında obezite, koroner kalp hastalığı, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve diğer "uygarlık hastalıkları" sayılabilir.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma
Çatalhöyük ve toplumsal sınıf...
Bazı evler diğerlerinden büyüktü, ancak arkeologlara göre erlerin şehir içinde rastgele dağılmış olması nedeniyle ev büyüklükleri ailenin statüsünden ziyade kalabalıklığını yansıtmaktadır. Herhangi bir saray yapısı keşfedilmediği gibi, şehrin daha üstün bir toplumsal sınıfa ayrılmış gibi görünen bir kesimi de yoktur.
Sayfa 34·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Çatalhöyük, ticaret ve yok oluş...
Benzer şekilde erken gelişmiş bir Anadolu şehri olan Çatalhöyük'teki beslenme kaynakları da Eriha'da görülen beslenme düzeniyle kısmi bir benzerlik taşıyordu. Şehir yaşamının ilk aşamalarında aurochs (öküzün yabani atası) eti başlıca besin kaynağıydı. 1960'lardaki kazılarda yaygın ve kapsamlı bir ticaretin yapıldığına ilişkin bulgulara da ulaşıldı. Şehrin ithal edebildiği malların niceliği ve niteliği, karşılığında ne verildiği sorusunu akla getiriyor. Kazı alanında bulunan yabani sığır kafatası ve kemiklerinin zaman içerisinde küçüldüğüne dikkat çeken Sherratt ve diğerleri, Çatalhöyük'ün yabani sığırların evcilleştirildiği ilk yer olabileceğini öne sürdüler. Nesiller ilerledikçe bu yabani sığır türü bir dizi genetik değişikliğe uğradı, dayanıklılığı ve saldırganlığı giderek azaldı. Şehir ithal ettiği mallar karşılığında bu faydalı hayvanları vermekte zorunda kalıyordu. Sığırların evcilleştirilmesi yaygınlaştığında şehir ticari üstünlüğünü kaybetti ve tamamen yok oldu.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Tarih Öncesi