Faruk ÜNAL

Faruk ÜNAL
Mühendis
Yüksek Lisans
Eindhoven
60 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
5/10
·404 syf.··
2025 2. kitabı
Beğendiğim minik kısımlar olmasına rağmen genel olarak kitabı beğenemedim. Kullanılan dilin veya çevirinin bu düşüncemde etkili olduğunu düşünüyorum; bazı cümle ve paragraflar mesajı dolandırarak veriyordu, bunu sık sık gördüm. Ayrıca, kitabın başka bir toplumdan çıktığını ve sorunların farklı olduğunu farkettikçe kopmalar yaşadım, özellikle kitaptaki diyaloglar yabancı kaynaklı olduğu için; verilen örnekler olsun, çevirideki duygu ifadeleri veya Türkiye'de sık kullanılmayan terimler gördükçe, kendimi veremedim bir türlü. Kısım kısım da yazarın yaklaşımının çok küçümseyici olduğunu düşündüm; depresyondaki kişiler için, çok basit şunu şunu şunu yapacaksın ve zamanla geçecek gibisinden bir yaklaşım var sanki :) belki de doğrudur bilmiyorum. Kendimi gördüğüm bazı örneklerdeki yaklaşımında da aynı şeyi hissettim, yazarımız bir İsa gibi elini değdirdiğini ufak bir diyalogla iyileştiriyor... sürekli bir polayanacılık var gibi. Tabi bunların yanında, bazı psikolog ölçme/form bölümlerini güzel, yansıtıcı ve öğretici buldum. Yukarıda da bahsettiğim gibi, kısım kısım güzel cümler, paragraf, örnekler de vardı. Bunlardan da anlamlı mesajlar çıkardım.
Psikoloji
İyi HissetmekDavid Burns · Psikonet Yayınları · 201815,4bin okunma
Reklam
İlk defa bir kitaba bu kadar acımasız bir eleştiri yapacağım. Kitabın hakkında kısmındaki tanıtım bülteni yazısını okuduğumda; zihin açıcı, hayata dair tarafsız sorguların olduğu, filozofların/dervişlerin düşüncelerine yer verilen bir kitap gibi düşünmüştüm. Kitabı okuyunca, doğru kitabı mı aldım emin olamayıp tekrar tanıtım yazısını okudum. Ne yazık ki, içeriğinin tanıtımından çok uzak olduğunu düşünüyorum. Ortalama her 4 sayfada farklı bir teselli teması (doğa tesellisi, sevap tesellisi, anlam, acz, latife, irşat, sükut gibi) işlenmiş. Okumaya başladığımda, ramazan programında konuşulan bilimsel olduğunu iddia eden “ilim” sohbetlerini dinliyor gibi hissettim. Kitap iddialı bir şekilde “çıkmazdakilere…” şeklinde başlıyor bir de; tüm başlıklar soyut, referanslar tamamen manevi, çoğu zaman basit eskide kalmış yaklaşımlar; hangi çıkmazı nasıl hedef alıyor anlamadım. Daha ilk sayfalardan sıkıldım; sıkıcı, ve gerçekten çıkmazda olan birini daha da çıkmaza sürükleyebilir olarak buldum kitabı.
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,1bin okunma
6/10
·412 syf.··
2023 15. kitabı
Arkeoloji/tarih alanında bir kitap olduğunu düşünerek almıştım. Başlıktaki “doğa” terimini ikincil bir tema olarak yorumlamıştım. Beklentilerimden tamamen farklı bir içeriği vardı. Akdeniz ve çevresini etkileyen gelişmeleri(yaşam tarzı, siyasi, dini, teknolojik vb.) tarih öncesinden günümüze kadar çevreci bir yaklaşımla anlatıyor. Avcı toplayıcı dönem, tarımın yaygınlaşması, nüfusun artışı, Roma, Osmanlı Dönemi, savaşlar vb. insanoğlunun doğayla olan etkileşimini nasıl etkiledi, neleri hatalı yaptık, ve bundan sonra nelere dikkat etmeliyiz gibi konulara odaklanıyor. Açıkçası, çok fazla detay var. Coğrafya ve tarih dersi gibiydi biraz. Bahsedilen birçok yer, tarihi olay için, en azından Akdeniz tarihini ve bölgesini iyi biliyor olmanız gerekli bence. Okurken çok sıkıldım
Doğa
Tarihöncesinden Bugüne Akdeniz Dünyası ve DoğaJames H. S. McGregor · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202122 okunma
Bazen "var", bazen "yok"...
5/10
·533 syf.··
2023 14. kitabı
Kitap okumak istiyorum dediğimde çok yakın arkadaşım tavsiye etmişti, sanırım 10-11 sene önce falan :) gittiğim kitapçıda olmayınca başka kitap almıştım ve bugüne kadar da peşine düşemedim bir şekilde... Kitap üç bölümden oluşuyor; Kinyas ve Kayra'nın beraberliklerini anlatan ilk bölüm, ve ayrı ayrı hayatlarının anlatıldığı iki bölüm. İlk bölüm gerginlikle, kanla, kirli işlerle dolu hayatlar; okurken çok zorlandığım, sıkıldığım yerler oldu, hep böyle mi devam edecek diye çekindim bazen. Kitabı tavsiye eden arkadaşlarımı düşünerek devam ettim diyebilirim :) Otomatik Portakal okurken hissetmiştim benzer hisleri. İkinci bölüm (Kayra) de benim için durgun, heyecansız geçti. İlk bölümün ağır havasının devam ettiği, olaysız ancak karamsar durum hikayesi. En hızlı ve kolay okuduğum bölüm üçüncü bölüm (Kinyas) oldu... Sanki her şeyi ben yaşadım da, sonrasında tövbe edip rahatlamışım gibi bir histi. Aydınlık, huzur. Sonuna geldiğimde, kitabın güçlü olduğunu ve rahatlama hissini ilk iki bölüme borçlu olduğumu farkettim. Kurgu gerçekten başarılı, sıkılırken bile bunu söyledim. Stres, umutsuzluk, gerginliği de iliklerime kadar hissettim, Kayra'nın hislerini de Kinyas'ın huzurunu da... Özetle, hayat "hiçbir şey yok" ile "her şey var" arasında... Bazen Kinyas, bazen Kayra...
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,3bin okunma
6/10
·74 syf.··
2023 12. kitabı
Kitap birkaç öyküden oluşuyor. İçerik ve verilmek istenen bir mesaj var mı emin değilim, Zweig'in böyle bir kaygısının olduğunu sanmıyorum... Okurken çok sıkıldım açıkçası, hikayeler kısa ama uzun uzadıya anlatılmış, belki de karakterlerin zayıf(!)lıklarını benimseyebilmemiz için... Çok basit gelse de hikayeler, yazarın psikolojisini düşününce çok özel olduklarını hissettim. Bazen öyle oldu ki, intiharın arkasındaki hikayeyi saçma buldum... halbuki her intiharın arkasında başka bir hikaye var, hiç kimseye anlamlı gelmeyebilir, gelmeli mi ki? Hikayelere göre; insanlar değerlerini kaybedince, çabaları sonuç vermeyince, vefalarından zarar görünce yaşamaktan vazgeçiyorlar. Kendini adamak, adı üzerinde... Adanmışlık, sizi sonsuz bir denizi yüzerek geçeceğinize inandırır. Yücelik mi, ahmaklık mı? Asla empatisini yapamadığım için çok sığ hissediyorum.
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202181,9bin okunma
Reklam