Çünkü sürdürdüğümüz bu yaşamda istediğimiz şeyleri yapmayız. Bunun nedeni her zaman çalışıyor olmamız değil. Bir çiftlik işçisi ya da Musevi bir terzi bile her zaman çalışmaz. Bunun nedeni içimizdeki bir şeytanın bizi sonu gelmeyen bir budalalığa sürükleyip durmasıdır. Şu insanların yapmaya değer şeyler dışında her şey için vakitleri vardır.
Onu dinlediğiniz sırada trenlerin, gaz faturalarının, sigorta şirketlerinin dünyasından ayrılıyorsunuz sanki. Dört bir yan tapınak, zeytin ağacı, tavus kuşu, fil, arenada ellerinde ağ ve mızrak tutan adamlar, kanatlı aslanlar, hadımlar, kadırgalar, atlarını askerlerin kalkanlarına dörtnala süren pirinç zırhlı generallerle doluyor.