Kitapzâde

Kitapzâde
Okuduklarımdan seçtiklerimin Arşividir bu Hesap... İnternette bilgi çöplüğünde kaybolma; aç bir kitap.... Dünyada en güzel mekân, bir atın sırtıdır. En hayırlı dost da şu zamanda kitaptır...

Kitapzâde

, bir kitap okudu
Puan vermedi·63 syf.·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2025 20:22
·
2025 45. kitabı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İki İleri Bir Geri Mecnun, Leyla’ya kavuşmak için yola çıkar, bir dişi deveye biner. Tek derdi, bir an önce onun köyüne ulaşmaktır. Fakat deve öyle düşünmez. Onun aklı, geride bıraktığı yavrularındadır. Mecnun dalıp gidince deve geri döner, yavrularına koşar. Mecnun fark edince yeniden çevirir, Leyla’nın yönüne sürer. Günler böyle geçer: İki adım ileri, bir adım geri. Yol hiç bitmez. Sonunda Mecnun dayanamaz, deveyi durdurur ve şöyle der: “Ey deve! İkimiz de âşığız ama yönlerimiz farklı. Sen yavrularına, ben Leylâ’ya. Aynı yolu yürüyemeyiz. Beraberliğimiz ne sana fayda sağlar ne bana. En doğrusu yolları ayırmak.” Bu kıssa, aslında insanın iç hâlini anlatır. Mecnun, ruhu temsil eder. Ruh, Hazreti Allah’a âşıktır ve O’na ulaşmak ister. Deve ise nefistir. Nefis, dünyaya ve onun geçici arzularına bağlıdır. Ruh, Hazreti Allah’a yönelirken nefis, bu yönü dünyaya çeker. Eğer kişi, ikisini ayırt edip karar vermezse ömür boyu yerinde sayar. Mecnun gibi iki ileri, bir geri…

Kitapzâde

, bir kitap okudu
10/10
·250 syf.·
Beğendi
·
27 günde okudu
·
2025 44. kitabı
Yedikıta Dergisi
9.8/10 · 14 okunma
Bir Ebussuud Fetvası Osmanlı Devleti’nin önde gelen şeyhülislamlarından Ebussuud Efendi (1490-1574), 58 sene kadılık, müderrislik, şeyhülislamlık vazifeleri yapmıştır. Millete ve devlete çok hizmet etmiş, padişahlar ve halk tarafından çok sevilmiştir. 84 yaşında vefat etmiş, Eyüp’te kendisinin inşa ettirdiği medresenin bahçesine defnedilmiştir. Sayısız talebe yetiştiren ve çok mühim eserler veren Ebussuud Efendi günümüzde daha çok fetvalarıyla bilinmektedir. Birçok konuda danışılan şeyhülislam, o zamanlar yapılan bir uygulama hakkında şu fetvayı vermiş: “Bir Müslüman tarafından Besmele-i Şerîfe ile boğazlanan, fakat kolay yolmak için bağırsakları çıkarılmadan kaynar suya atılan tavuk asla temiz ve helal olmaz. Tüyleri kolay yolmak için tavuğu sıcak suya atmadan önce içini temizlemek ve tavuk üzerinde kan ve sair pislik var ise onu temizlemek lazımdır.”
Zanzibar’dan Zenci’ye Türkçede kullanılan “zenci” kelimesinin İngilizcede ırkçılık ifade eden “nigger/negro” kelimesiyle benzerliği yoktur. Türkçede, siyahi manasında yaygınlaşan bu kelimenin köklü bir tarihi geçmişi vardır. İslâm coğrafyasındaki bazı müellifler tarafından Doğu Afrika’dan getirilen köleleri tanımlamak için kullanılmıştır. Kelimenin kökeni, Farsçadaki “koyu renkli, kahverengi, siyah” anlamına gelen zangî sözcüğüdür. Bu kelime Arapçaya “zancî” şeklinde geçmiş, oradan da Türkçeye “zenci” olarak girmiştir. Bu ifade, Zenc ülkesi adı verilen, Doğu Afrika kıyıları, Sudan, Etiyopya ve Liberya çöllerini kapsayan geniş bir alanı içine alır. Bu bölgeye ismini veren Zanzibar Adası, İran’ın Şiraz şehrinden gelen göçmenler tarafından kurulmuştur ve adı, Farsça “siyahilerin sahili” anlamındaki zangi-bar ifadesinden türetilmiştir. Tarihî kaynaklara göre, İranlı denizciler belli mevsimlerde Hindistan, Afrika ve Çin’e seferler düzenlemişlerdir. Bugün Afrika kıyılarında konuşulan Svahili (Swahili) dili, 300’den fazla Farsça kelime içermektedir.