Kitap, okuduğum Rus Edebiyatı eserleri içerisinde en rahat okunan, akan kitap. Sınav dönemime denk geldiği için biraz uzun sürdü ama bence rahat okunacak bir kitap, kalınlığı ürkütmesin.
Tembel olarak tanımlasak eksik kalacak bir kavrama Oblomovluk demek bence kitabın en büyük başarısı, bu tabir Rusya'da deyim olarak kullanılıyormuş hala.
Diğer yandan her Rus Edebiyatı okuduğumda hissettiğim şey yine oldu, Ruslar ve Türkler aynı millet olabilir, yani hepsinde aynı hisse kapılıyorum ben bu kadar benzer kültürlere, inanışlara, ahlak değerlerine vs. sahip olduğumuzu bilmiyordum. Belki de Türkiye'de Rus Edebiyatının bu kadar sevilme nedeni biraz da bu olabilir. Bu kitapta bunu biraz daha hissettim çünkü genel olarak bir Doğu-Batı savaşı vardı ve biz de Ruslar gibi işin Doğu tarafında olduğumuz için farklar ve dolayısıyla benzerlikler çok daha net ortaya konmuştu.
Kitaba gelirsek; Hepimizin zaman zaman hiçbir şey yapmadan bomboş geçirmek istediğimiz günler var ancak bunu en fazla bir kaç gün yapabiliriz, belki imkan olsa 1 hafta ama bütün bir hayatı bu şekilde geçirmek kimsenin aklının ucundan bile geçmez. Yani hiçbir şey yapmak istemezken bile bir şeyler yapıyoruz ama Oblomov gerçekten hiçbir şey yapmıyor, hayatı boyunca yapmadı. Düşünüyor, planlıyor, tasarlıyor ama asla harekete geçmiyor. Harekete geçmiyor derken sadece planları için de demiyorum yani bıraksan koltuktan kalkmayacak, o kadar harekete geçmiyor. Kitabın taa en başında konuşulan yapması gereken işlere kitap bittiğinde hala başlamamıştı. Hayır bu kitap adamın 2-3 yılını da anlatmıyor, bütün hayatını anlatıyor. İnsanın içini boğan bir hareketsizliği var ve bence biraz bile tembel olan herkes okumalı çünkü harekete geçmek için motive ediyor.
Kitabı sevmemin bir başka sebebi de karakterlerin çok iyi yazılmış