Zweig'in bu kadar basit ve sırasanlaşmış bir durum/olayı böylesine iyi işlemesinden dolayı okuyucuya şu mesajı verdiğini düşünüyorum; "Anlatılamak istenen pek çok dert, tek bir olay üzerinden farklı açılardan bakılarak anlatılabilir. Hem de güzel ve etkili olabilir."
Kahramanı Irane'nin yaşadığı hatta çektiği korkuya dikkat verilmiş. Şu taraftan bakarsak toplumdaki çözülmelerden, şu taraftan bakarsak evlilikten, şu taraftan bakarsak bir başka husustan bahsedilebilirmiş. Zweig çoğu kitabında olduğu gibi Korku'da da insanın gizli kalan duygularına parmak basıp, bunu çarpıcı bir şekilde işliyor.
Korkunun sebebini açıklamak, kahramanların arasında geçen diyalog birer sorgulama vesilesi...
Gerek kitabın hacmi, gerek kullanılan akıcı, sade, yalın dil, gerek konunun cezbediciliği okuyucuya keyifli ve öğretici bir zaman sunuyor.
"Sence... Sence insanları engelleyen şey, het zaman korku mudur? Acaba... Acaba utanç olamaz mı... Herkesin önünde kendini ortaya koymanın... örtüsüz kalmanın utancı... Olamaz mı?