Tuncay Kızılaslan

Tuncay Kızılaslan
Öğretmen
Hacettepe Üniversitesi / Matematik
Ankara, 13 Ekim
67 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Hırsızı, düşmüş kadını, aldatılmış bir budalayı anlatın, anlatın ama insanı da unutmayın. Sizin için insan diye bir şey yok mu? Yalnız kafanızla yazmak istiyorsunuz. Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen adama el uzatın, mahvolan bir adamın haline ağlayın, onunla alay etmeyin. Sevin onu! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın.
Edebiyat
Reklam

Tuncay Kızılaslan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·145 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2020 20:54
·
2020 73. kitabı
Ferat Emen
9/10 · 16 okunma
Âdemoğlu kırk yaşındaki bilinçle doğsaydı altı aya kalmaz canına kıyardı. Dünya hayatına tahammülünü yavaşça ayıkmasına borçlu.
Edebiyat
Kırılma noktası
Puan vermedi·192 syf.··
2020 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2020 11:08
Herkese merhaba sayın okurlar. (Yazıyı tamamladıktan sonra geri dönüp bu parantezi yazdım. Kitabı incelemekten ziyade kendime uzaktan hafifçe bakmışım. Affola. Ama kitap size böyle yaptırıyor ne diyeyim; şöyle bir kenara çekilip hayatınıza uzaktan bakmanıza yardımcı oluyor. Şerif hocanın kitaplarını okuyanların çok büyük bölümü zaten ne dediğimi anlayacaktır.) Kitapla ilgili görüşlerimi, düşüncelerimi söylemek için yazayım dedim, ben de eksik kalmayayım. Ahmet Şerif İzgören’i direkt tanıyan biri olarak objektif olabilir miyim diye çok düşündüm. Ama eğer onu tanıyorsam objektif olmam gerekiyor elbette ki. “Eller açık” değil mi Şerif Hocam :) Birinci kitap gibi olmamış sanki. Belki de o kitap, yabancı bir ifade olsa da, ilk kitabı “magnum opus”tur. Bu, ikinci kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor. Ama çıta çok yüksek olunca böyle durumlar olması normal. :) Gerek eklenmiş hikayeler, gerek başarı/başarısızlık öyküleri, gerekse iç titretişleriyle bu kitap da kendine has bir yer edindi. Şimdi sıra kendime bakışta... Birinci kitabı okuduğumda tam olarak kitapta anlatıldığı gibi -daha doğrusu hem ilkinde hem ikincisinde anlatıldığı gibi demeliyim ama o zamanlar sadece ilk kitap vardı- yorgun, yılgın, çılgınlar gibi çalışmasına rağmen iki üçgen peynir alabilen, hayata yeni düşmüş bir gençtim. İlk kitap bittiğinde mektup yazdım, e-mektup. Temelinde “Hocam, düşüncelerimdeki bu değişiklik için çok teşekkürler, bundan sonra şöyle olacağım böyle edeceğim, Allah razı olsun.” tarzında bir mektuptu. Ve kırılma anıydı hayatım için. Yazsam kitap olur :) Hayatım Elma Yayınevi ile kesişti. Muhteşem insanlar tanıdım. Harika zamanlardı. Sonra zaman değişti. Yollar yön değiştirdi. Şimdi bir öğretmen olarak ikinci kitabı okudum. Yine kitabı buruk kapattım. Yılgın, bezgin, şikayetçi bir
Eğitim
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır 2Ahmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20204,259 okunma