Kader Aktaş

Kader Aktaş
@Kader_akt
12 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
"Anladım ki insan tek başına dünyayı bile değiştirebilecek bir güce sahip. İçerisi değiştiğinde dışarısı da değişmeye başlıyordu çünkü, gördüm. İçeriyi onardıkça, dışarısı da tamir oluyordu. İçin güldüğünde, dışarısı da gülümsüyordu sana. Yani sen içindekini değiştirdiğinde, dünya da sana göre değişiyordu."
"Ey biçare, belâdan dolayı, feryat etmeyi bırak, gel tevekkül et. Çünkü feryat, belâ içinde, hata içinde başka bir belâdır, bunu bil. Eğer belâ vereni bulmuşsan, bil ki o, ihsan içinde, safa içinde bir belâdır. Bırak feryadı, güller neşe içerisinde güldükleri zaman bülbüllerin şükretmesi misali şükret!"
Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş; Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş... Perde perde verâlar, ışık başka, nur başka; Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka. Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci; Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci? Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? Fezada dipsiz sükût, duyulmazın sesi mi? Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, âlemlerin Rabbi, sen! Sana yönelsin diye icad eden kalbi, sen! Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş! Azap var mı alemde fikir çilesine eş? Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor? Çilesiz suratlara tüküresim geliyor! Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum; Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum! Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli? Kendini kaybetmek mi, visâlin son bedeli? Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır; Belki de benliğinden kaçabilene hazır. Hatıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül! Sonu gelmez visâlin gayrından vazgeç, gönül! O visal, can sendeyken canını etmek feda; Elveda toprak, güneş, anne ve yâr elveda!
" ...sıkıntı büyüdü mü insanın içinde diyorum. Yalnızlık...Bir çeşit intihar gibi... Çünkü kendini yitiriyorsun, çoğu kez bunun farkında da değilsin, asıl o zaman ölmüş gibi oluyorsun..."
Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu serâba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar ceylan koşması Sen nasıl bu kadar yollar aşması Sen nasıl bu kadar güneşe meftun Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi