Gelibolu kitabı 2001 yılında raflarda yerini almış bir kitap . Adından da anlaşılacağı üzere Çanakkale Savaşı’nı roman türünde sıra dışı bir konu zemininde fazlasıyla akıcı bir dille anlatmış .Tam da Çanakkale Savaşı’nın yıldönümünde bu kitapla buluşmak beni epey mutlu etti . Çanakkale Savaşı’nın çok uluslu yapısını düşünce aslında okyanus aşırı bir milletin aslında kendi gelecekleri mevzu bahis olmasa da bir savaşa katılmaları kendi vatanları dışında bir anıt mezarlığa sahip olmaları kitapla beraber derin sorgulamalar yaparken buluyorsunuz kendinizi . Konusu iyi bir yönetmenin elinde değerlendirme fırsatı bulunsa epey ses getirecektir . İki milletin ortak hikayesi üzerine kurulması aslında insan denilen canlının ırk dil ayrımı olmadan her coğrafyada aynı varlık olmasını çok güzel işlemiş. Duygularımızdır aslında tek ortak gerçeğimiz . Kitapla beraber Çanakkale’yi görme isteğiniz de muazzam bir artış olacağını da söyleyebilirim .
Hyunam Dong Kitapevi
Kitabın başkarakteri Youngju hayatında gelişen birtakım olaylar neticesinde hayat direksiyonunu bambaşka bir yolda ilerletmek üzere kendini bulan biri olarak tanımlayabilirim
Budala , Dostoyevski’nin 1986 yılında kaleme aldığı bir roman .
Başkahramanımız Prens Mışkin’in etrafında gelişen ve etrafındaki insanlar tarafından yüksek sesle dillendirilen ve kitaba da adını
Semarkant Amin Maalouf’tan okuduğum ikinci kitabı. . Kitap aslında Ömer Hayyam’ın biyografisi niteliğinde… Yazar Hayyam’ın yaşadığı hayatı o dönemdeki siyasi bağlantılarını biraz da kurgu ekleyerek güzel bir dille anlatmış . Hayyam gerçekten enteresan bir karakter Her ne kadar popüler bir isim olsa da Rubayileri ve kullandığı temalar bir kesimi de fazlasıyla rahatsız edecek boyutta . Kitapta benim ilgimi çeken Hassan Sabbah ve Nizamimülk arasındaki çekişme oldu ve o döneme olan ilgimi de arttırdı diyebilirim . Semekant kitabının son bölümünde Ömer ‘in izinden giden insanların buluşmaları ve İran’ın çalkantılı siyasi karmaşasından da epey bahsedilmiş Keyifli sizi çok sıkmadan tarihi ögeleri de içinde barındıran 107. baskıya ulaşmış güzel bir kitap .
Sinan Canan’la tanışmak için müthiş bir tercih olabilir İnsanın Fabrika Ayarları serisinin tek kitapta buluştuğu bir kitap olarak da tanımayabilirim . Bir şeyleri dikte etmeden okuycuyla sohbet eder gibi gayet akıcı bir kitap Ben 27 günde okuyabildim zira içindeki
bilgiler bolca hayatı sorgulatacak düzeyde olduğunu söyleyebilirim . Her zaman elinizin altında bulunması tavsiyesini de son olarak eklemeliyim . Çünkü güzel bir yol haritası sunuyor bizlere tabii anlayana … Özetle kişisel gelişimden çok öte bize bizi öz bir şekilde anlatan farkındalığın zirvesinde gezeceğiniz çok değerli bir kitap Şiddetle tavsiye …