Sık rastlanan bir düşlemde de çocuklar kendilerini büyüten değil, bir başka ailenin çocukları olduklarını hayal ederler. Hayli çocuk vardır ki, aslında bir başka ailenin evladı olduğu düşüncesinden kolay kolay vazgeçemez, günün birinde gerçeğin gün ışığına çıkacağını ve asıl babasının (her zaman da yüksek mevkide biridir bu) çıkıp gelerek kendisini alıp götüreceğini düşleyip durur. Bunlar ruhlarında bir aşağılık duygusu barındıran, birtakım yoksunluklar içinde yaşayan, gerektiği gibi ilgi görmeyen ya da çevrelerinden gördüğü sevecenlikle yetinmeyen çocuklardır.
İslam'da her şey, evet "her şey" tüm maddi etkileşim ve oluşlar, bunların ötesindeki olası nedenleriyle birlikte Allah'ın yaratmasının ve iradesinin bir ürünüdür. Sebebini ve mekanizmasını keşfettik diye Allah'ı denklem dışın çıkarmak Hıristiyan geleneğinden bize sirayet etmiş, Batı düşüncesinin kötü alışkanlıklarından biridir.
İslam inancına sahip insan için maddi nedenleri bilinse de bilinmese de bu evrende olan biten her şey, Allah'ın yaratıcılığına, muhtelif isimlerine ve sıfatlarına dolaysız delillerdir. Mekanizmayı öğrenmek, bizzat Allah'ın emrettiği gibi O'nun sanatını daha doğrudan deneyimleyebilme tecrübesidir, hepsi o kadar. Bilimsel boşluklarda Allah'ı arayanlar, bilgileri arttıkça inançlarından olurlar.