"Bu hayat ona idamını bekleyen mahkumun cinneti gibiydi cinnet onu sarıp sarmalıyordu her gün ölüyordu yavaşça, usulca içinde küçük ölmezlik ümitleriyle, çırpınışlarla, titreyişlerle geçiyordu hayatı."
Sayfa 66 - Necip Beyciğim... Keşke tanışabileceğim bir insan olsaydınız...
Eğleniyorlardı. Yaşıyorlardı. Ve ben, kafamın içine ve yalnız kendi ruhuma kapanmakla onların üstünde değil, altında bulunduğumu anlıyordum. Şimdiye kadar zannettiğim gibi, kitleden ayrılmanın bir hususiyet, bir fazlalık olduğunu hissediyordum.
"Ben garip bir kadınım... Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeye tahammüle mecbur kalacaksınız... Çok manasız kaprislerim, birbirine uymaz saatlerim vardır..."