Yıl 2025.
Evet yanlış duymadınız! Birkaç gün sonra "kutlamalarla, çıldırarak" gireceğimiz o tarih. Kâbus gibi bir düzen hakim dünyanın bir coğrafyasında. Zenginler giderek daha zengin olurken fakirler daha da fakir konuma geliyor. Sınıflaşma Hindistan'daki kast sistemini aratacak durumda! Ya onlardansın ya da onların oyuncağı!
"Bazen dünyanın haline bakıyor ve herhalde çıldırmıştık diyorum."
İçinde yaşadığımız topluma ne kadar uyum sağlayabiliyorsunuz? "Toplum, kurtuluşu arayan bireylerin toplamından oluşur," diyor Carl Gustav Jung, peki ya insanlar kurtuluştan ümidi kestiyse ve yeni normali kabul etmeye başladılarsa? Cevabı Erich Fromm veriyor, "Eğer insan kendi yaşam anlayışını ve toplum düzenlerini kökten değiştirmezse, yok olmaya mahkûmdur." Yok olmak! Kulağa bazen cezbedici bir kurtuluş gibi gelebiliyor değil mi? Peki ya sorumlu olduğun birileri varsa?
- Ben gururlu biriyim. Sen de gururlu musun doktor?
+Çöküşten önce gurur yok olur.
İnsan ne için değerlerinden vazgeçer? "Asla yapmam," dediğinizi şeylerin başrolünde bulduğunuz oldu mu hiç kendinizi? Ben Richards, romanımızın başkahramanı, kokuşmuş düzene uyum sağlamayı reddeden bir karakter! Ancak bir gün eşi Shelia ile dünyada tek varlıkları olan kızları Cathy hastalanır. Önünde başka bir çıkış kapısı yoktur, ya kirli düzenin bir parçası olacak ya da kızını kaybedecektir. "Kendi kendine, en son ne zaman şöyle içten, katılırcasına güldüm, diye sordu. Bana çabalarla dolu kurşuni hayatım boyunca hiç gülmemişim gibi geliyor."
Gladyatörleri bilir misiniz? Eski Roma'da insanları eğlendirmek için yapılan ve genelde ölümle sonuçlanan dövüşler. Seyirciler, tezahüratlar... Yaşamak için öldüren insanlar. Peki ya Açlık Oyunları'nı? Son zamanların kasıp kavuran yapımı Squid Game? Bir hayvanın diğer hayvanı avlamasıyla