Irmağın hızlı akıntısı kimsenin tanımadığı bu insanların yüzlerini ve yazgılarını bir anda yuttu.sadece çiçekten yapılmış tacı sulara gömülen gelinin başından kolayca ayrıldı dalgaların üzerinde bir süre anlamsız ve tuhaf bir halde sürüklendi.sonunda o da kayboldu,onunla birlikte ölümün dudaklarından kurtulmuş ve hatırlanmaya değer aşk gecesinin hatırası da sonsuzluğun içinde kaybolup gitti
Nasıl da çok görürdü uykuyu oysa şimdi çok gördüğü şey hayattı artık.hayat güzel değildi;tatsızdı, acıydı.en vahimi de buydu. yaşamayı arzu etmeyen bir hayat,sona erme yoluna girmiş demektir