Mehmet Rauf'un Eylül adlı kitabı edebiyatımıza ilk Türk psikoloji roman örneği olarak geçmiş kabul ediliyor.
Yazar, Halit Ziya Uşakligil'e ithaf etmiş Eylül'ü. Bu kitabı yazarken Halit Ziya Uşakligil'de o dönem Aşk-ı Memnu tefrikasını bitirmek üzere oldugu göz önünde bulundurulunca sanki ondan etkilenmiş gibi benzer konular olmus. Aşk-ı Memnu'dan tek fark sürekli bir içsel sorgulama ve ruh analizleri yapılmıs.
İmkansız ve yasak bir aşk ve sürekli içsel bir sorgulamalara tanık oluyoruz okudukça. Psikolojik roman olmasının hakkını yogun betimlemeler, en ufak detaylara kadar anlatılması okuyucunun da psikolojisini altüst ederek veriyor. Bununla beraber kadınları sürekli aldatan,aşağılık bir varlık olarak gösterilmeye çalısılması beni çok rahatsız etti. Her fırsatta kadınları yeren cümlelerin olması, o dönemde sanki evli kadın ve erkeklerin sürekli bir münasebet halinde oluyor gibi gösterilmesi saçmaydı.
Ne kadar edebiyatımıza giren ilk başarılı psikolojik bir roman olarak kabul edilse de bana göre içerik olarak fiyasko...
Okuyacak olanlara ve okuyanlara keyifli okumalar...
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202550bin okunma
Tolstoy bu kitabında yirmiden fazla hikaye anlatmış. Hikayelerin geneli Hristiyanlıktan , Hz İsa'nın Allah'ın kulu ve elçisi oldugundan ve dünyevi arzulardan bahsediliyor.
Gercek huzurun ve mutluluğun dünyevi arzulardan uzaklaşıp, dine yaklaşmakta olduğu vurgusu yapılıyor. Okurken bize tanıdık gelen İslam dininde de kabul edilen bir çok konuyu farkediyoruz. En önemli ayrıntı ise suan ki Hristiyanlıkta kabul edilen baba-oğul-kutsal ruh üçlemesine yer verilmedigini, Hz. İsa'nın yanlızca peygamber olarak kabul edildiğini göreceksiniz.