Kirpi.

Dikkat! Kitap ağır dram içerir.
10/10
·136 syf.··
2021 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 12:15
Savaş, evlatları bir anadan alır, Başka bir anaya, Toprak Ana'ya verir. Toprak, anaya bir ekmek verir. Ana onunla bir, bazen iki, bazen beş evlat büyütür. Toprağın aş'ıyla, toprağın suyuyla besler. Onları yiğit eder, sonra cepheye gönderir. Ve ruhlarını göğe, bedenlerini Toprak Ana'ya emanet eder. Bu bir döngüdür, sürüp gider yüzyıllar boyu. Ne Toprak Ana'nın, ne de diğerlerinin sızısı diner. Mücadeleler her yüzyılda soluksuz sürüp gider. Toprağa en çok evlat veren ona sahip olmayla muvaffak olur. Aslında bu devletlerin, ideolojilerin mücadelesine değil, anaların mücadelesine dönüşür. Ancak kimse görmez onları. Savaş meydanlarındaki toplar ve tüfekler bastırmıştır onların sesini, feryadını... Ta ki bir kitap yazılana, belki bir tiyatro, bir film ortaya konana dek kalır onların hikâyeleri kuytularda ... Biraz edebiyat parçaladığıma göre size biraz kitaptan bahsedeyim: Kitap, İkinci Dünya Savaşı yıllarında bir Kırgız köyünde, bir aileye mensup olan ve askere çağrılan dört kişinin (bir babanın ve 3 evladın) hikâyesini konu alır. Daha doğrusu geride kalanların hikâyesini... Savaş yıllarında köydeki erkeklerin neredeyse tamamı askere alınmıştır. Bu da köyde erkek eliyle yapılan tarım işlerini sekteye uğratmış, beraberinde açlık ve sefaleti getirmiştir. Kitabın ana kahramanı Tolgonay, eşini ve üç oğlunu cepheye göndermiştir. Bir gelini ile birlikte köydeki tarla ve bahçe işleriyle, aynı zamanda da savaşın getirdiği açlık ve sefâletle mücadele etmek zorunda kalır. Kitaptaki konuşmalar Tolgonay ile Toprak Ana arasında geçer. Yaşlı Tolgonay Ana, yaşadığı zorlukları Toprak Ana'ya, yani bir kişiliğe bürünen toprağa anlatır. Eser, bahsettiği dönem itibariyle yazar Aytmatov'un hayatından da derin izler taşır. Yazar, İkinci Dünya Savaşı'nın yokluk yıllarını babasız geçirmiş
Edebiyat
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·232 syf.··
2020 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2020 00:45
Tatar çölü; birbirinin aynı sürüp giden günlerin, zamanın rüzgârına kapılıp hızla tükenen senelerin, farkında bile olunmadan solan, tekdüze, yavan ve solgun ömürlerin kısa bir tasviri... Beklentiler, beklentilerimiz... Hayattan umduklarımız, Tatar Çölü'nde parlayıp sönen, bir kaybolup bir geri gelen ışık hüzmelerine benziyor tıpkı. Kimi zaman uzakta hafifçe titreyen, kimi zaman hareketsiz, kimi zaman sisler içinde yitip giden o solgun hüzmeler kutsuyor, yüceltiyor varlığımızı. Yüzümüz ve ruhumuz Tatar Çölü'ne dönük. Saplantılı bir biçimde tutkunuz. Bir şelaleden hızla dökülen sular gibi kayıp giderken ömür, farkına bile varılamayacak bir büyü içinde buluyoruz kendimizi: Tatar Çölü'nün kıyısında... Her beklentiye cevap verecek kadar engin, her hayal gücünü besleyecek kadar sakin ve her sıra dışılığı sunacak kadar durgun olan bir yerde... Tatar Çölü belki sevilmeyebilir, beğenilmeyebilir. Ama unutulmamalıdır ki, Tatar Çölü yaşadığımız hayatın kendisinden başka bir şey değildir. Belki de bu hayatta anlatılmaya değer olan hikâyeler, en rutin ve en olası olanlardır. İyi okumalar...
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir.
10/10
·108 syf.··
2020 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2020 01:07
Bir eserdeki sıradanlık ve sadelik ancak bu kadar insanın içine dokunabilir, insanı bu denli sarsabilir. Sıradanlığı alıp edebiyatın ve sanatın ortasına buyur eden bu eşsiz kitap beni oldukça etkiledi. Bir Sait Faik eseri okuduğunuzda İstanbul sokaklarına dalıyor, ahşap evlere konuk oluyor; Beyoğlu'nun sokaklarında, mahalle kahvelerinde soluklanıyorsunuz. Tramvay yolunda yürüyüp ayağınıza dokunan yaprak hışırtısını hissediyorsunuz. Tanımadığınız insanların pek de ilgi çekici olmayan silik hikayelerini bazen Haliç sırtlarında, sahil kenarlarında, eski bir tahta iskemlede oturup dinliyorsunuz. Kendisinin deyimiyle "her elin küçük, kirli ve sıcak olduğu" zamanları, yüzlerce Lüzumsuz Adam'ın geçip gittiği sokakları, hatırı sayılır yaşamları olmayan, cepleri delik, gülüşleri buruk nice insanları hikayesine taşıdı. Kimi umarlı, kimi umarsız insanları, her şehirde, her evde rastlayabileceğiniz küçük sorunları, hayatı, gerçeği en naif biçimde hikâyeleştirdi. Edebiyat yalılardan, ışıklı bahçelerden, beyaz örtülü şık sofralardan kalkıp İstanbul'un izbe semtlerine, kirli cadde ve sokaklarına, keskin kokulu balık teknelerine, elleri ve yüzleri kararmış fabrika işçilerine gelmişti. Herkesin hikayesi zarifti, farklıydı ve samimiydi. Ya da kabaydı, aynıydı ve çirkindi. En tekdüze hayatlar, yaşanmaya, yazılmaya ve okunmaya değerdi. Her insan dünyayı farklı görmüş bir göz, ondan farklı şeyler ummuş bir yürekti. Sait Faik bunun farkında idi. Yaşam insanın üzerine türlü türlü kokular bırakıp geçer. Yüreğine tuhaf mutluluklar, tuhaf hüzünler... Sevgisiz, beklentisiz, en Lüzumsuz Adam'lar yürür geçer caddelerimizden, sokaklarımızdan. Sonra yine belki onları anlayan ve bize anlatan bir Sait Faik geçip gidecektir. Kitabında geçen bir dörtlükte, "Sessiz yaşadım kim beni nerden
Edebiyat
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma
8/10
·95 syf.··
2019 116. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2019 23:00
Sadık Hidayet'in ölümünü şöyle anlatıyor 25 yıllık dostu Bozorg Alevî: "Paris'te günlerce havagazlı bir apartman aradı, Championnet Caddesi'nde buldu aradığını; 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerinin kalıntıları, yanı başında, yerdeydi." Jean-Paul Sartre'ı, Franz Kafka'yı biliyordu; onlardan çeviriler de yapmıştı. Edebiyat ansiklopedileri Poe ve Zweig etkisi de görüyorlardı onda... Bu dünyadan ayrılışıyla da tıpkı Zweig'e benzemişti...
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2019 106. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2019 20:02
Zengin içeriği ve akıcı bir anlatımı olan kitap tam anlamıyla bir toplumsal eleştiri... Eserin kurgusu bana 1984, Hayvan Çiftliği ve Cesur Yeni Dünya'yı anımsattı. Kitap, toplumların değişen yeni dünya düzeniyle birlikte; üreten, kendi kendine yeten toplumdan; köleleşen, bağımlı ve tüketen topluma dönüşme sürecini oldukça iyi özetlemiş... Sadece liderleri için çalışan ve bunu kendine ödev bilen toplumu uyuşturma taktikleri, onlar üzerine yapılan propaganda faaliyetleri, işleyen sömürü düzeni, öğrenilmiş çaresizliği aşılama, kültürleri, örf adet ve gelenekleri unutturarak yozlaştırma politikası; medya araçlarını kontrol altına alma; düşünmeyi, sorgulamayı, başkaldırıyı engelleme ve bağlılığı arttırmak için yapılan çalışmalar... Bununla birlikte; yaratıcılığı ve üretkenliği söndürme, özgünlüğü yok ederek tektipleştirme ve makineleştirme politikaları kitaptaki hikâyede oldukça iyi biçimde verilmiş... Bu gibi faaliyetler üzerinden kitap; ego, bireycilik, doyumsuzluk ve adalet kavramları üzerine bizi yeniden düşünmeye davet ediyor... Keyifle okunacak, irdelenecek, farklı bakış açıları katacak ve üzerine uzun uzun düşünülecek bir kitap...
Edebiyat
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma