Tesettürde esas olan giyinmek değil, korunmak olmalıdır. Beğenilecek bir kıyafet yerine gözden koruyacak bir kıyafet giyildiğinde onun adı tesettür olur. Yoksa bir elbisenin, adı ‘tesettür’ olan bir mağazandan alınmış olması Allah’ın emri olan olan tesettürü sağlamada yeterli olmayabilir.
Sa’d b.Ebi Vakkas tan.(ra) rivayet edildiğine göre, Nebi(sas) şöyle buyurdu;
“Kim müezzini işitttiği zaman: ‘Tek olan ve ortağı bulunmayan Allah tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve resulü olduğuna şahitlik ederim. Rab olarak Allah tan, Resul olarak Muhammed’den, din olarak İslam’dan razı oldum!’ derse, o kimsenin günahları bağışlanır.”
Cabir b.Abdullah’tan (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:
“Yeryüzünde yürüyen bir şehide bakmak kimi sevindirirse Talha b. Ubeydullaha baksın.”
Rasullullah (sallalahü aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyuruyor;
“Kim ağlayan çocuğunu sakinleştirinceye kadar gönüllerse, Cenab-ı Hak cennette ona memnun oluncaya kadar ikramda bulunur.”
Çocuklarımız, çocuk olmasın isteriz!
Ama onlar çocuktur! Onların rolü budur. Tüm oyuncakları dökerler, çıplak ayakalarıyla taşa basarlar, oyun oynamak için gün doğarken uyanırlar, nefesleri tükenene kadar çığlık atarlar, dolaplara saklanırlar...
Dürüst olalım eğer süper düzenli, süper nazik küçük yetişkinler gibi davransalar biraz rahatsız olmaz mıydık? Birkaç dakikalık hayranlıktan sonra o doğallığı aramaz mıydık ?