"-Bütün yollar aynı noktada son bulur, sevgili Gladys.
-Nedir o?
-Düş kırıklığı."
“Bastırmaya çabaladığımız her güdümüz, zihnimizde yuvalanan bir yılan gibi bizi zehirliyor.”
En son neyin olmasını çok istediniz?
‘Şu dileğim gerçekleşse dünyanın en mutlu insanı ben olurdum’ dediğiniz şeyler mutlaka vardır. Herkesin böyle bir hatta birçok dileği vardır. Peki bu hayali kurarkenki mutluluğumuzun, gerçekleştiğinde de devam edeceğini hatta artacağını nereden biliyoruz, nasıl bu kadar eminiz ?
Kitabı okuduğumda zihnimde canlanan düşünce şuydu: Sanılanın aksine her dileğimiz bizi mutlu etmeyebilir. Bazı hayaller, sadece hayalken güzeldir; gerçekleştiğinde ise koca bir hayal kırıklığına dönüşebilir.
Kitap; Dorian Gray’in bir dileğinin gerçekleşmesi ve sonrasında yaşadıkları üzerine kurgulanmış bir eser. Oscar Wilde ' nin " Bir ruhun hikayesi " diye tanımladığı kitabında 3 karakter derinlemesine işlenmiş. Hatta yazar bu karakterlerle ilgili şöyle demiş:
“Basil Harvard kendim hakkında düşündüklerim, Lord Henry dünya hakkında düşündüklerim, Dorian belki başka yaşlarda olmak istediğim.”
Kitap aynı zamanda; Wilde’nin zamanında büyük tartışmalar yaratan, pek az övgüye karşılık son derece sert eleştirilere maruz kalan tek romanıdır.
İnsanın en alışık olduğu şeylerden biri de yaşamaktı. Kendi hayatını derin derin soluyarak yaşamak, her insanın en kutsal saydığı şeylerden birisiydi. Belki de yaşamayı iyice kanıksayan erler, bu akışkanlıklarınsan vazgeçmek için bilinmez bir diyara, sanki bir beyaz ülkeye doğru yürüyorlardı.