Öyle bir noktaya geldik ki, yöneticilerin varlıklarını bize doğrulatmaya ihtiyaçları yok artık. Onların varlığını biz kendimiz doğruluyoruz. Kendilerini yeryüzünde tanrının temsilcileri olarak sunan krallar yok artık. Yöneticilerin eskiden olduğu gibi bizi kandırması bile gerekmiyor. Onların oyununu oynamakla, bunu kendimiz gayet güzel yapıyoruz. Yöneticilerin yapması gereken tek şey, belli zaman aralıklarıyla, halkın hizmetinde olduklarını, halkın iradesini temsil ettiklerini söylemekten ibaret. Eskiden olduğu gibi hala yöneticilerimiz var. Farklı olan, yasallıklarını Tanrı’dan değil, bizden almaları. 
Yaşam aşktan üstündür. Aşk yaşamın bir parçasıdır. Yaşarken severiz. Severek ve acı çekerek yaşarız. Acı çekmek de, sevmek de yaşama aittir. Yalnız sevmeyi seçmek ve acı çekmeyi reddetmek yaşamı reddetmek demektir.
"Doktor bey, nedir şu aşk illetinin tedavisi?"
"Hastalık aşık olmak değil, olmamaktır."
Güzellik enstitülerinden psikoterapistlere, giyim-kuşam ve koku fabrikalarından reklam şirketlerine kadar bir kısım sanayici aşkın yokluğu sayesinde para kazanıyor. Yalnızlıktan, reddedilmekten uykusu kaçan kişiler için uyku hapları bile var.