Siz erkekler bir tuhafsınız: insan sizi yüreğinin bütün açıklığıyla sevdi mi, sevgisini gösterdi mi, hemen soğuyuverirsiniz;hem de nasıl! Ölsek kılınız kıpırdamaz.
Zweig yine bildiğimiz o eşsiz ustalığıyla, bir insanın ruhunun derinliklerine sızıp oradaki en hassas telleri titretmeyi başarıyor.
Hayatın Mucizeleri, adının görkemine inat aslında çok sessiz, çok duru ve çok derinden akan bir hikâye.
Kitabı okurken şunu hissettim: Biz mucizeleri hep olağanüstü olaylarda arıyoruz oysa Zweig bize mucizenin; 16. yüzyılın kasvetli Anvers sokaklarında, bir ressamın fırça darbesinde ya da bir yabancının ürkek bakışında gizli olabileceğini gösteriyor.
Bir Yahudi kızı ile Hristiyan bir ressamın, tüm toplumsal bariyerleri aşan o ruhsal teması, aslında insanlığın en saf hali.
Esther’in masumiyeti ve ressamın o sanatla karışık merhameti arasında gidip gelirken, önyargıların ne kadar yapay, vicdanın ise ne kadar evrensel olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz.
Bence bu kitap, hayatın gürültüsünden yorulup 'insan kalabilmenin' o naif mucizesine sığınmak isteyen herkesin rafında olmalı. Kısa ama etkisi günlerce sürecek bir yolculuktu.
Kitapla kalın
Hayatın MucizeleriStefan Zweig · İş Bankası Kültür Yayınları · 202219,1bin okunma
Hayatımız, bizi bir araya getiren ya da ayıran dış olaylardan daha derin bir akışa sahiptir; hayatın derin büyüsü sadece duygulara ulaşabilir,biz onu yönettiğimize inansak da duygulara ya da kadere hükmedemeyiz.