ELÎMÎZDE tavsiye kartı vardı; işe girmek için değil, hastaneye girmek için. Hastanelik bir hastamızı, yer yok diye kapı dışarı etmemeleri için... İki değil, üç hastayı koyun koyuna yatırsalar razıydık. Uluslararası tanınmış ordinaryüs profesöre tavsiye kartını buyüzden götürmüştük. Yakınlarımdan olan hasta, bir başka yakınımla içeri girmişti. Ben kapıda bekliyordum. Yerde, sıralarda, ayakta hastalar bekleşip duruyorlardı.
Ben hastaneden korkarım. Onun için kapıya kadar gelmiş, içeri girmemiştim.