Bu sayfa kitabın en sevdiğim bölümü aslında.
“Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemişti.
Ölmüş, fakat yenilmemişti... “ Bu kitap iki kısımdan oluşuyor: Bozkurtların Ölümü'nde Göktürk Devleti'nin yıkılışını, Çinlilerin himayesine girmesini, Türklerin yaşadığı zorlukları ve Kür Şad İhtilali'ni anlatıyor. Bozkurtlar Diriliyor bölümünde ise Türklerin yeniden dirilerek devlet kurmalarına kadar giden kutlu bir yolu anlatıyor. Çok değerli tarihçimiz Atsız, eski Türklerin yaşam tarzını sanki o an oradaymış gibi gerçekçi anlatıyor her seferinde. Kendisi hiç şüphesiz yakın tarihimizin en büyük yazar ve Türkologlarından birisi. Cengiz Aytmatov’un Nihal Atsız hakkında “Bozkırda doğmuş olan ben bile, bozkır hayatını, hiç bozkır görmemiş Hüseyin Nihâl Atsız kadar canlı anlatamazdım,” sözü bile Nihal Atsız’ın bu kitabını övmek için bir neden aslında. Benim en çok etkilendiğim kısım fotoğrafladığım “İhtilal” kısmıydı. Burada Kür Şad Çinlilerin bu zulmlerinden tüm Türkleri kurtarmak ister ve büyük bir savaş gerçekleştirir. 40 kişilik bir grup kurar. Kür Şad herkese cesaret vermiştir aslında. Çin sarayını basarlar ve yüzlerce Çinli asker Türklerin kılıcından geçer. Hiçbir milletin tarihinde böyle bir kahramanlık olayı yoktur. 40 Türk’ün saldırısı düşmanları iliklerine kadar ürpertir. Türkler’de ise önüne geçilemez bir derecede kabarmış olan bir bağımsızlık arzusunu kamçılamıştır. Kür Şad ve 39 arkadaşının bu kahramanlığı tüm Türk illerine dalga dalga yayıldı ve Türk esaretine son verildi.
Alıntı:
“Zaten Türk’ün doğusu batısı olmaz.”
Bozkurtlar, Hüseyin Nihal Atsız