Okuduğum kitaplar sayesinde gittiğim nice ülkeler ve kahramanlar var. Kimisiyle acı, kimisiyle tatlı bir sonla vedalaştık ama hiç ayrılmadık.Şimdi her biri,kitaplığımda duran yüzlerce sayfalık kalıcı misafirim. İnstgrm:Kitaprella
Sadece yazarı değil, çevirmeni de tebrik etmek lazım. İki yüzlü toplumun acımasız faşist mahsüllerini çok güzel anlatmış. Okurken istemsizce küfrediyorsunuz.
Çünkü yaşamımız boyunca bizi köleleştiren isteklerimiz,umutlarımız, korkularımızdır.Özgürlüğüm onları öfkelendiriyordu. Hâlâ istediğim, hâlâ korktuğum ya da hâlâ özlediğim bir şey kalmış olması hoşlarına giderdi. O zaman beni bir kez daha köleleştirebilirlerdi.
Bazen sohbet ediyorum. Halini hatrını soruyorum bu küçük kızın. Aynı hizaya gelmek için eğilmiyorum sadece artık. Ama ne hissettiklerini anlatmaya çalıştıklarını çok iyi biliyorum. Karanlıktan korktuğunda, korkma ben buradayım diyorum. Gülümsüyor ağız dolusu. Yanağında bitmesin diye tuttuğu şekeri erimiş artık. Mutsuzluğu biraz da bu yüzden. Saklamaç oynuyoruz heyecanlanıyor. Mutlu oluyor hemen. Ebelemek için arıyorum, arıyorum ama bulamıyorum bir türlü. Kayboluyor gözden. Sonra aklıma geliyor saklandığı son yer, onu içimde buluyorum…