Malumuz Barış Bıçakçı son dönemde isminden söz ettiriyor.
Zevkine güvendiğim bir kaç öykü kolik arkadaşım da Barış Bıcakçı’ nın kalemini çok sevdiğini yazınca, tanışmamızı daha fazla erteleyemezdim. En son sepetime, tazecik ‘Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme’ kitabını ekleyiverdim.
Ben bir eseri beğenmediğimde, siz bunu hemen anlıyorsunuz artık. Bu bağlamda, masamın ortasında duran bu 99 sayfalık kitapla ilgili uygun cümleleri bulmakta zorlanıyorum.
Damarı bulabildi mi? Hayır, yaklaşamadı bile.
Ama ciddi bir emek sarf edilmiş ve gerçekten yaratıcı temalarla bezeli.
Benim damak zevkime uymadı diyelim, siz kendiniz tadına bakmadan karar vermeyiniz.
Şimdi bu kitapta da adı geçen Canetti’ye geri dönme zamanı. Malum atölyeye sadece 2 gün kaldı.
71. sayfadaki şu alıntı bu anı doğru düzgün yaşamak için ne geçerli bir tespit sunmuş:
Her şey çok hızlı değişiyor ve geçmiş, gülünç şeylerin yaşandığı derme çatma bir sahneye dönüşüyor. Artık geride kalan her şey gülünç! (sf 71)
Sizin derme çatma sahnenizde bugün hangi oyun vardı? Hangi oyun olursa olsun yarın gülünç olacağını biliyorsunuz değil mi? O zaman repliği şaşırdığınız yerlere çok da takılmayın derim dostlarım...