Musa Kaya

Musa Kaya
@Kiton
Soru yığınına merhabaaaa!!
9/10
·236 syf.·
2019 9. kitabı
Günlerdir beni içine alan bir kitaba inceleme yazmak oldukça zor. Bu zorluğun sebebi kafamın içindeki yoğun düşünceler ve karmaşa. Belirtmemde fayda var ki ufak tefek spoiler (ne tiksinç bir kelime) olabilir. İncelememi uzun olduğu için biraz iki kısma ayırdım. İlk kısım yazar ve eserleri, Solaris filmleri ile ilgiliyken ikinci kısım ise benim saçmalıklarım ve kitaptan esintiler olacak. 1. Kısım Yazarın hayatından bahsetmeyip, sadece ortaya çıkardığı eserlerin ortak noktalarından hafifçe bahsedeyim: İnternette yapabildiğim birkaç araştırma ile birlikte genel kanı, yazarın bilim kurgu türüyle birlikte daha çok insanlık tarihinden bugüne gelen felsefi sorunları ele alması... Bu oldukça dikkat çekici geldi bana ilgimi çektiği için. Eserlerinde insanmerkezcilik düşüncesine eleştirilerini ironik ve mizahi bir biçimde yer vermiş. Bununla birlikte insanı ortaya koyup yabancı bir çevre inşaa ederek, bu çevre ile tanışmasını ve iletişimini, yaşadığı bocalamaları aktarmayı amaçlamış. Bunu da usta bir biçimde kelimelere oyunlar katarak kurgusal bir biçimde yazmış. Ancak üzgünüm ki biz bunu çok başarılı bir biçimde okuyamıyoruz. Nedeni ise eserlerin orjinal dili olan Lehçe yerine, İngilizceye çevrilmiş olan çevirilerden Türkçeye kazandırılmış olması. Normal bir çeviri bile bazen rahatsız edici olabiliyorken, çevirinin çevirisi oldukça can sıkıcı. Gelelim Solaris'e; Kitapla birlikte bize kazandırılan iki film bulunmakta. Filmlerin kitapla alakası var mı yok mu oldukça tartışılagelen bir konu. Ben de izledim ikisini de. İlk film ile başlayalım: Tarkovski yapımı olan ilk film oldukça uzundu ve detaylara sahipti. Bu kadar çok detaya gerek var mıydı? Ben olmadığını düşünüyorum. Hatta kitaptan film değil de filmden kitaptı sanki. Ayrıca kitapta yer alan küçük de olsa gözüme batan
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 20181,596 okunma
Musa Kaya
Andrey Tarkovski'nin Solaris'ini kitaptan daha çok beğendim. Belki çeviriden kaynaklanıyordur, yazara haksızlık etmeyelim.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İzlanda'dan Gerçek Bir Hikâye!
9/10
·340 syf.·
2019 46. kitabı
BU KİTAP, GERÇEK BİR HİKÂYEDEN ESİNLENEREK ORTAYA ÇIKMIŞTIR! Hani biz insanlar her şeye ön yargı ile yaklaşırız ya, aslında genel olarak kitap, ön yargı vurgusunu yapıyor. Cadı olarak görülen Agnes'in aslında böyle biri olmadığı anlatılıyor. Biz insanlar da, ön yargıyı dinleyerek kırarız ya, burada da aynı şekilde. Tabii kalem kırıldıysa, ön yargı kırılsa da, hiç fayda etmez. Kitabın farklı bir üslubu var. Her bölümün başlangıcı, özgün kaynaklardan çevrilerek aktarılan belgeler, mektuplar mevcut. Bölümler içerisinde hem birinci tekil şahıs anlatımıyla, hem de üçüncü tekil şahısla anlatım var. Böylece hem ana karakterin iç dünyasını görülebiliyor, hem de olayları üçüncü tekil şahıs penceresinden bakılabiliyor. Gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olması, kitabı yapmacıklıktan uzaklaştırıyor ve karakterlerle bağ kurmuş oluyorsunuz. Tek sorun, kitaptaki coğrafyanın ve isimlerin zor olması. Takip etmek, işte bu yüzden zor olabiliyor. Ben sırf bu yüzden daha net anlaşılsın diye, karakterlerin isimlerini yazarak, karakterlerin ne olduklarını yazmıştım ve bu şekilde daha net oturdu. Hannah Kent, bu kitabı yazarken iyi bir romancı olmasının yanı sıra, iyi bir araştırma ortaya koyuyor. Yazar, nesilden nesile aktarılan Agnes'in hikâyesini araştırmalar, belgeler, mektuplar aracılığıyla oluşturuyor. İçinde kurgular da olsa roman, gerçek bir hikâyeye dayanıyor. KİTABA BAŞLARKEN: Kitabı başlarken isim, akademik bir çalışma olduğunu düşünmeme neden oldu. Sonradan okumaya başladıktan ve kitabın konusuna hakim olmaya başlayınca, hele de gerçek hayattan esinlenerek ortaya çıkan bir kitap olduğun görünce ilgimi çekti ve sardı. SÜPRİZBOZAN: Agnes gerçek hayatta İzlanda tarihine, "İzlanda'da idam edilen son kişi" olarak geçmektedir. Bu bilgiyi öğrendiğin zaman, Agnes karakterinin
Edebiyat
Ölü Gömme TörenleriHannah Kent · Yapı Kredi Yayınları · 2014175 okunma
Musa Kaya
Evet, iyi bir romandı. Normalde gerçek olaylardan esinlenerek yazılmıştır, diye not düşülen romanları sevmem. Tamamen kurgudan daha kurgu gelir bana. Gerçeği hayali olandan daha çok eğip büyüklerini düşünürüm.
Umduğumu bulamadım;
4/10
·288 syf.··
2020 9. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2020 17:01
BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞI; Kitabı okumayı ilk çıktığı günden beri aklıma koymuştum ancak çok popüler olan yapıtları o zamanlarda okumaktan hoşlanmadığım için biraz beklettim. Şimdi diyorum keşke okumasaydım. Kitap tüm gençlere tavsiyelerden oluşmuyor yüksek bir zümrede yaşayan gençlere hitap ediyor ve ayrıca bir ömür nasıl yaşanır değil İlber hoca bir ömrü nasıl yaşadı olmalı kitabın ismi. Kitapta Türkiye yalnıza İstanbul'dan oluşan bir oluşum gibi bahsediliyor sadece İstanbul da yaşayanlara tavsiyeler var. Kısaca ben kitapta aradığımı bulamadım ve beklediğim verimi alamadım.
Bilim
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma
Musa Kaya
Ben okumadım, okumaya da niyetim yok. İlber Hoca'yı severim, iyidir. Ama nedense onu izlerken öyle aşırı dikkatle izlemiyorum. İzlemiyorum dedim ,çünkü videoları ile önplanda. Böyle olunca kitabını okumadım. Tıpkı Celal Şengör'ü ciddiye almadığım gibi. Popüler olmanın gerçekten de iyi bir şey olmadığını iyice anladım.