Son zeki gittiğinde, son yazılımcı yurt dışından kabul aldığında, son akademisyene oturma izni verildiğinde, tırt adam, tırtlığın karın doyurmadığını anlayacak!
Yapacak hiçbir şey yoktu, duyacak hiçbir şey yoktu, görecek hiçbir şey yoktu, her yerde ve sürekli olarak insanın çevresinde hiçlik, zamandan ve mekandan mutlak anlamda yoksun bir boşluk vardı.