Ya davandan yorulup iç dünyandaki huzursuzluğuna tahammül edeceksin.
Ya herşeye rağmen dünyayı karşına alıp,tüm cazibesine karşı sefere çıkacaksın.
Ya tahammul edeceksin yada sefer...
Aynı şehrin sınırlarında iki ayrı kültürü temsil eden ilçelerin çatışması asılda Neriman ve garblılara ilgi duyan tüm kızların ruhunun çatışması.
Kitapta buna dair ;
"Şark ve Garp mütevasıl kaplardaki su gibi birbirlerinin eksik taraflarını tamamlamak suretiyle hem bugünkü müthiş kültür buhranını halledecek hem de yeni terkiplere doğru gideceklerdir."
Yani şark, garba garbda, şark muhtaç.
Dönemin ve dönemimizin garba batıya ilgisi, kendi değerlerimizin,kültürümüzün farkında olunmamasına bağlı.
Kitap bunu icaz yollu net olarak ifade etmiş
Hacmi az ,hissesi fazla..gençlere kılavuz olabilecek cinsten bir kitap diyebilirim.
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,1bin okunma
Peyami Safa!
Usta mütefekkir...
Çoğu zaman düşündüğümuz ancak lisana aktaramadığımız bir çok şeyi gün ışığına çıkarması,insanların psikolojik anlamda düşüncelerine bu kadar vukufiyeti, her mecradan konuşması, yalnız şahısları ön plana değil dönemin şartlarını,fikirlerini konuşturması usta kimliğine işaret ediyor.
Milli ruhun herşeyden öncü tutulması,değerlerimizi kaybetmemeye yönelik tutumu ,ve en çok da müzakerelerde bilginin öneminini bir kez daha gözler önüne getiriyor.
Zamanın ve insanların düşüncelerimize olan tesiride kitabın ana temalarından biri gibi.
Kitabın sonu hayatın gerçekliğine muvafık bitiyor.Roman dünyasında beklemediğimiz ancak gerçek hayatta olanları sergiliyor.
Peyami Safa her meselede bize yönlü bakış açısını kazandıran yazarlarımızdan.
Bu kitap üzerine düşünülecek ,konuşulacak çok şeyin olduğuda kaçınılmaz bir gerçek...
Biz İnsanlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,738 okunma
Tuna aradan kalkarsa vatan yaşamaz.Vatan yaşamazsa bizler de yaşayamayız.Belki yaşayan bulunur.Evet ! Belki bulunabilir.
Yok yok yaşayan bulunur, fakat o insan değildir.
Ne kadardır 1900 lere yakin dönemleri okuyordum ve şu kanıya vardım.
Kim olursa olsun "O"cu veya "Bu"cu
İnsanlarda vatan muhabbeti had safhada.
Kitapta da İslam Bey adlı karakterin gönlünde yatan sevdalısından bile daha önem verdiği bir vatan aşkı var.
Bununla Namık Kemal'in vatan aşkının her türlü bedeni aşktan daha öte olması gerektiğini vurguladığını anlıyoruz.
Hemen kitaptan bir örnek verecek olursam;
Ben size canımı vermekten söz ediyorum.Siz bana yaşımın küçük olduğunu söylüyorsunuz.Buraya adam öldürmek için mi geldiniz, ölmek için mi? Öldürmek için geldiyseniz beni de öldürün. Ölmek içinse,emin olun sizden daha kolay,daha rahat ölürüm.
Benden ne istiyorsunuz?Vatan,bir Allah tekkesi değil midir?Tekkeye gelen kurbanın semizliğine, zayıflığına bakılır mı? Lütfen çocuklarınızın da devlet yolunda ölmelerine izin verin.Bu kadar genç veremden,vebadan ölüyor.Ben de kurşundan, gülleden ölsem ne olur sanki?
Vatan sevgisinin yanısıra sevgi, aşk gibi mevzular çok naif ve kibar bir dille okuyucuya aktarılıyor.
Üzücü olan Namık Kemal'in bu tiyatrodan dolayı sürgüne gönderilmesi.
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,5bin okunma
-Beni unutmayacaklar ! Ne beni ne de bizleri ! Sarıkamış'a yürüyenleri, akıbetimiz ne olursa olsun unutmayacaklar ! Sarıkamış'a girsek de girmesek de unutmayacaklar! Mezarımız olsa da olmasa da bizleri unutmayacaklar !
Çiçeğe durmuş her kardelen gördüklerinde, bizim çiçeklenen hayatlarımızı hatırlayacaklar.
•Sarıkamış sağ yanımızın hüznü, okurken eratla beraber üşüdüğümü ,ayaklarımın yürümekten mecali kesildiğini hissettim.
Yaşananlar sanki sadece efsane gibi bunca elemi bir insan vücudu kaldırabilir mi gerçekten.
Bunca acıya karşılık Sibirya'ya sürgün edilenleri {konuşamıyorum}bile .
Kar'a bu kadar hüzün dolu bakmamıştım.
Onları hatırlayamayarak geçen kışlar bizden razı mı acaba ?..
Rabbim şehadetlerini kabul etsin...