Öncelikle şunu demeliyim ki, kim ne derse desin, ana kadın karakter oldukça güçlü ve zekiydi. Aynı şeyleri ana erkek karakter için de kolaylıkla söyleyebilirim. Adından da anlayabileceğimiz üzere His bize "İmparatoriçe"nin kim olduğunu çok güzel gösterdi diye düşünüyorum. 3. kitabın sonundaki Bronz ile olan o anda, gerçekleri öğrendiğim ve Bronz'a karşı kinimin bittiği o andaki mutluluğu da çoğu şeye değişmezdim.:)) Mutlu okumalar, karşınızda His ve Bronz!:))
SPOILER!!!!!!
Öncelikle şunu söylemeliyim ki... Kitap gerçekten harika. Gizemlerin cevapları çok basit ama bir o kadar da akıl almaz. Zaten işin olayı da bu değil mi? Ölüm ve Signa'nın uyumu, Signa'nın ölümden ilk başta nefret etmesi ama sonradan bu nefretinin aşka dönüşmesi... Vee ölümün kardeşinin bir anda ortaya fırlaması... Gerçekten olağanüstü bir kitaptı.:))
SPOİLER!!!
İlk önce bir alıntı ile başlamak istiyorum: "Aral... Sen hiç bu kadar yaşatan ölüm meleği gördün mü?"
Gerçekten bazı gerçekler ortaya çıktığında şaşıp kalıyorsunuz. Vee mesela ben böyle "gerçekten" seven bir erkek karakter olunca şüpheleniyorum.:D Ama yazar sağolsun erkek karakter ağzından da yazmış.:) Kitabı gerçekten okumanız lazım... Şu an da sanki kelimelerim düğümlenmiş gibi hissediyorum. Ama ben bu kadar güzel seven az gördüm.:D Vee bir alıntıyla kapatmak istiyorum: "İşte şimdi aynı yerdeyiz sevgilim."
Kitabı okurken güvenli bölgemdeymişim gibi hissetmekten kendimi alamadım. İçindeki etkinliklerden bahsetmeyeceğim bile çünkü diğer insanların aksine doğru ya da yanlış diye bir şey yok. Ayrıca ben bu kitapla kendimi sevmeye bir adım attım.:))
SPOİLER!!!!!
Yazar, kitabı o kadar güzel yazmış ki göz yaşlarım kendisini tutamadı. Her okuduğumda ağlarım. Sanırsam bu döngü böyle gidecek. Evet, bu ağladığım ilk kitap olmayabilirdi ama bu kesinlikle ağlamayı seçtiğim ilk kitaptı.:) Kitabı okuduktan sonra ben kendime şöyle bir not bırakmışım: "Sen de benim için gülümser misin?" Bunu sanırım Alnilam'a yazmışım. Ama en çok beni üzen mektubun asla ulaşamayacağı. İkisi de bilmiyorlar birbirlerine ne dediklerini ama hissettiklerine eminim. Ne de olsa bu bir veda değil ki...:)