• Ölüm ne güzel bir nimetsin sen. Mazlumun cennetvari zalimin de cehennemvari hayatının kapısısın. Ölüm Meleği, kim bilir hangi güzel surette Mursi’nin karşısına çıkıp o kapıdan geçirmiştir.
    Mustafa Ulusoy
  • 🔸– “Eğer kalblerimiz tertemiz olsaydı (yani tezkiye ve tasfiye sürecinden geçmiş olsaydık), Rabbimizin Kelâmı’na doyamazdık. Ben, Mushaf’a bakmadığım bir günün geçmesini çok çirkin görürüm.”

    🔹Hz. Osman (r.a) şehît edildiğinde, yüzüne çok bakmaktan dolayı Mushaf’ı iyice yıpranmış, bazı yaprakları ise delinmişti.

    🔸– “Kim geceleyin Âl-i İmran Sûresi’nin sonunu okursa ona, geceyi sabaha kadar ibadetle ihya etmiş gibi sevap yazılır.” (Ali el-Müttakî, II, 304/4066)

    🔹– “İçkiden sakının, çünkü o bütün kötülük ve çirkinliklerin anasıdır… Aman içkiden uzak durun, vallahi îman ile içki mübtelâsı olmak, asla bir arada bulunmaz. Pek yakında birinin diğerini uzaklaştırmasından korkulur.” (Nesâî, Eşribe, 44)

    Yâni içkiye mübtelâ olmak, tevbe edilmediği takdirde kişinin kalbinden îmânı çıkarıp atar. Tevbe edildiğinde ise îmân, içki içme hastalığını sahibinden uzaklaştırır.

    🔸– “Çocukları para kazanmaya mecbur etmeyin! Siz onları mal kazanmaya mecbur ettiğiniz takdirde hırsızlık yaparlar. Size temiz olan yiyecekler yaraşır.” (Muvatta’, İsti’zan 42)

    🔹– “Resûlullah Efendimiz’e bey’at ettikten sonra hiç şarkı söylemedim, ya
    lan konuşmadım .” (İbn Mâce, Tahâret, 15)

    🔸– Osman ibn-i Affân (r.a) birçok defa hutbesinde şöyle derdi:

    “Cuma günü imam hutbeye çıkınca susun ve hutbeyi dinleyin! Susan kimse dinlemese de, dinleyen kadar sevap kazanır. Namaz için kâmet getirilince safları düzeltin, omuzlarınız bir hizâya gelsin. Zira safların düzgün tutulması namazı tamamlayan bir unsurdur.”

    🔹Hz. Osman (r.a), safları düzeltmek için vazifelendirdiği şahıslar gelip safların düzeltildiğini bildirmeden tekbir almazdı. (Muvatta’, Cuma, 8)

    🔸– “Şüphesiz Allah Teâlâ, dünyayı, ona meyletmemeniz ve onunla âhiret yurdunu talep etmeniz için vermiştir. Muhakkak dünya fânî, âhiret ise bâkîdir. Fâni olan sizi şımartıp azdırmasın ve bâki olandan alıkoymasın. Siz, bâkîyi fânî olana tercih ediniz! Dünya sonludur, dönüş Allah’adır. Allah’tan korkunuz!” (İbn Ebi’d-Dünyâ, Mevsû‘a, I, 77)

    🔹– Hz. Osman (r.a) bir keresinde minbere çıkarak şunları söyledi:

    “Ey Âdemoğlu! Unutma ki dünyaya geldiğin günden beri ölüm meleği peşinde dolaşıp durmaktadır. Bir yandan da senin boynundan atlayarak bir başkasını yakalamaktadır. Sen dünyada bulunduğun sürece bu
    böyle devam edecektir. Ancak bir
    gün gelec
    ek ki başkalarının boynundan atlayıp seni yakalayacaktır. Bu hiç beklemediğin bir anda olabilir. Öyleyse dâimâ hazırlıklı ol ve gafil avlanmamaya çalış! Çünkü ölüm meleği senden asla gâfil değildir. Ey Âdemoğlu! Bilmiş ol ki eğer sen kendi nefsinden gâfil olur ve kendin için hazırlık yapmazsan, elbetteki başkası senin için hazırlık yapmaz. Allah’ın huzuruna mutlaka varacağını aklından çıkarma ve bunun için de nefsinin hazırlığını görüp onun için rızık temin et! Sakın bu işi başkasına havale edeyim deme! Selam üzerinize olsun!” (Dîneverî, el-Mücâlese ve cevâhiru’l-ilm, II, 73; Ali el-Müttakî, no: 42790)

    🔸– Abbâd ibn-i Zâhir (r.a.) şöyle anlatıyor:

    Hz. Osman’ın (r.a.) bir hutbesini dinledim, şöyle diyordu: “Allah’a yemin ederim ki biz seferde ve hazarda Resûlullah Efendimiz’le arkadaşlık yaptık ve onun sohbetlerinde bulunduk. Resûlullah Efendimiz hastalarımızı ziyaret eder, cenazelerimize katılırlardı. Bizimle birlikte savaşlara çıkıp az veya çok kendisinde bulunan şeyleri bizimle paylaşır, bize destek olurlardı. Ama bakıyorum bugün Efendimiz’i (Sav) hiç görmemiş olan bazı kimseler O’nu bana tanıtmaya çalış
    ıy
    orlar.” (Ahmed, I, 69; Ali el-Müttakî,
    no: 18662)

    🔹– “Cennet ile Cehennem arasında bulunsam da hangisine gireceğimi bilmesem, bunu öğrenmeden evvel çürüyüp toprak olmayı isterdim.” (Ebû Nuaym, Hilye, I, 60)

    🔸“Kulluk; haram helâl sınırlarını muhâfaza etmek, ahdlere vefâ göstermek, mevcûda rızâ göstermek, olmayana da sabretmektir.”

    🔹“Müttakî bir kulun alâmetlerinden biri de, diğer insanları kurtulmuş, kendini ise helâk olmuş görmesidir.”

    🔸“En büyük kayıp, sâhibinin âhiret seferi için azık hazırlayamadığı uzun bir ömürdür.”

    🔹“Kimin, dünya zindanı olursa, o mü’min kabirde rahat eder.”
  • Ya aşkı yaşamadan an/sızın kazara ölürsek
    Diğer tarafta sana sormazlar mı sanıyorsun!
    Yüzümüz seninle kızarmaz mı bu utançtan
    Hadi sarılalım ölüm meleği bizi öpmeden...
  • Bayram, seyran dinlemeden ölüm meleği kapını çalarsa, sen hazır mısın bu yolculuğa?
  • Rivayete göre Hatem ül.Asam'a (R.A.) namazı nasıl kıldığı hakkında soru soruldu, o da Şöyle cevap verdi:

    «Namaz vakti girince güzelce abdest alır, namaz kılacağım yere varırım.
    Azalarım yerine otursun diye önce bir müddet otururum. Sonra kalkar kaşlarımın arasında Kabe. ayaklarımın altında Sırat köpsüsü, sağımda cennet, solumda cehennem, arkamda ölüm meleği olan Azrail varmış gibi farz ederek ve kılacağım son namazmış gibi kabul ederek korku ve ümid arası bir ruh hali içinde usulüne uygun bir tekbir alarak namaza dururum.
  • Ölüm meleği içeri girip Peygamberimiz Aleyhisselamın önünde durdu ve: “Yâ Rasûlallah! Yâ Ahmed! Yüce Allah beni sana gönderdi ve senin her emrine itaat etmemi de bana emretti!
    Sen istersen ruhunu alacağım! İstersen, ruhunu sana bırakacağım!” dedi.
    Peygamberimiz Aleyhisselam:
    “Ey ölüm meleği! Sen böyle yapacak mısın?” diye sordu.
    Ölüm meleği:
    “Ben bu hususta emredeceğin herşeyde sana itaatle emrolundum!” dedi.
    Cebrail Aleyhisselam:
    “Ey Ahmed! Yüce Allah seni özlüyor!” dedi.
    Peygamberimiz Aleyhisselam:
    “Allah katında olan, daha hayırlı ve daha devamlıdır! Ey ölüm meleği! Haydi, emrolunduğun şeyi yerine getir! Ruhumu, canımı al!” buyurdu
  • Ağlıyorsun yorgunsun.yaşamaktan yorgunsun.En çok gönül yorgunusun.Yaşadıkların kalbinin tabanında birikti.Belki cok sey yaşamadın. Ama cok ağır şeyler gecti başından. Kalbini deliyor sanki yaşadıkların. Ağlıyorsun. Kalbini yıkıyorsun. Biraz olsun gevşiyorsun. Ölum meleği suan gelse itiraz etmeyeceksin.Dünyanın icindesin ama dünyadan soğumuşsun. Gitmek istiyorsun .Öteye geçmek istiyorsun.Ağlıyorsun. Neye mi ?Herşeye. Herşey üstüne üstüne geliyor sanki .Çaresizsin .Bosluktasin.Hayattasın ama hayatta olduğunu hissedemiyorsun