Eyüp Amca yel yelpelek onun yanına koştu hemen; elindeki taşları yere bırakıp içlerinden birini seçti ve tozunu toprağını üfleyerek, armağan verir gibi nazikçe uzattı karısına. Ben az öteden, onlara bakıyordum o sırada; kısa görünen uzun bir cümleye, etkisi aylar sonra hissedilecek olan hüzünli bir sahneye ya da derinliği yüzeyine gizlenmiş, kenarları günlük hayatın meşgalesiyle çevrili muhteşem bir resme bakar gibi bakıyordum.
Bir müddet gözlerimin içine baktı Ayperi. Rüyasındaki defteri orada görüyormuş gibi, şaşırarak baktı. Sonra gülümsedi birden. Sol yanağındaki gamze usulca ışıldayıp söndü.
Hani bazı tatlılar vardır ya içerisinde hem şeker hem tuz kullanılır yerken kafan karışır ne hissedeceğini bilemezsin acaba bu tatlı hangi kafayla yapılmış diye sorgularsın. İşte "Acı Çikolata" kitabını okuduktan sonra damağımda kalan tat acılıktan ziyade böyle bir tattı. Yazarın, zaman zaman enterasan kurgusuyla insanları dumur etme başarısını takdir ettim. Zaman zaman da yok artık dedirtti tabi. Zaten yazarın hedeflediği de bu gibiydi. Ama Pedro ve Tita'nın aşkını okurken tüm hücrelerimde hissettim sanki. Kısacası güzel, çerezlik kafası değişik bir kitaptı.
Acı ÇikolataLaura Esquivel · Can Yayınları · 20194,279 okunma