Şule Meryem Demirel

Şule Meryem Demirel
Ars longa, vita brevis..
Müzik Öğretmeni/Müzisyen
Lisans
İstanbul
69 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·376 syf.··
2025 12. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 01:50
Kitabın ismi sizi yanıltmasın. İsmindeki çocuksu tınıyla içeriğindeki heybet birbirine tezat ama hoşça bir tezatlık. Kitaba hiçbir ön fikrim olmadan başladım. Bu yüzden de okumaya başlayana kadar isminin ilhamının Osmanlı Devleti kurucusu olan Osman Gazi olduğunu bilmiyordum. Bu benim için hoş bir süpriz oldu. Daha ilk sayfadan yazarın kalemindeki, hissiyatındaki heybeti anlıyorsunuz. Kitap adından (sonradan da olsa) anlaşılacağı gibi Osmanlı devletinin kuruluşunun hemen öncesini anlatıyor diyebiliriz. Tarık Buğra anlatım dili olarak kitabın geçtiği zaman ağzını kullansada karmaşıklıktan uzak yalın bir dil benimsemiş. Yer yer anlatıcının kullandığı zaman değişmiş. Bazen şimdiki zamanda bazen ise geçmiş zamanda yazılmış. Kitapta erdemli olmaya dair güzel cümleler var. Özellikle de Şeyh Ede Balı ile Osmangazi arasında. Bunların dışında Osman Gazi’nin Osmancıkkenden başlayıp Beğ olduğu zamana kadar ki süreç çok hızlı ilerliyor. Kitapta gerçeğe dayanan tarihsel olaylara detaylıca yer verilmemiş. Sanki yazar kronolojik bir tarihsel roman yerine Osman Gazi’nin ideolojisine odaklanan, okura bu hissiyatı geçirmeyi hedeflemiş bir kitap yazmak istemiş. Ben genel olarak kitabı sevdim ve hiç sıkılmadan okudum. Kitap çok fazla tarihsel gerçeklik arayan okurlara beklediğini vermeyebilir. Ama edebi açıdan gayet doyurucu olmuş. İyi okurlar
OsmancıkTarık Buğra · Ötüken Neşriyat · 202318,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2024 5. kitabı
Kitabı sevdiğim bir kişinin hediye etmesi üzerine okumaya başladım. Fakat kitap daha ilk sayfasından itibaren bir yaz dizisi kıvamında ilerlemeye başladı. Karakterler için tipik herkesten farklı davranan ve özel olduğunu düşünen kız ve bir iş görüşmesinde tüm kaba ve kibirli davranışlarını sergileyerek baş kahraman kızımızın tüm şirazesini kaydıran zengin ve egoist adam diyebiliriz. Sonrasındaysa kitap son zamanlarda moda olmuş, bir dervişle tanışıp ilahi sevgiyle iyileşen sekülerlikten hidayete koşan karakterimiz Zeynep’in iyileşme hikayesiyle devam ediyor. Kitap baştan sonra klişeler ve bayağı benzetmelerle dolu. Yazarın kalemi okunamayacak seviyede değil bana göre fakat her satırdan sonra hayata dair iyileştirici olduğunu düşündüğü alıntılarla dolu olduğu için kitap daha da tatsızlaşıyor her sayfada. Birde gerçekten okurken fazla zorlama bulduğum hatta yok artık dedirten cümleler vardı kitapta. Bir örnekle incelemeye son cümlemi yazmış olayım; “Mastit olan bir memenin boşaltıldıktan sonraki hali gibiydi yüreğim.”
Edebiyat & Roman
Huşu AğacıFunda Uçuk Er · Cezve Kitap Yayınları · 20202,232 okunma
Fedailerin Kalesi
Puan vermedi·510 syf.··
2023 9. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2023 03:13
Alamut, benim için tarihteki Haşhaşilerin dünyasına yapılmış büyük bir keşifti diyebilirim. Kitabı ergenlik çağlarımdan beri birkaç kez aile büyüklerimin elinde görmüştüm. Belki kitabın kapak tasarımından, belki Hasan Sabbah’a dair kulağımda kalan ufak tefek bilgi birikiminden midir bilmem kitap bende fazlaca karamsarlık uyandırmıştı. Fakat bu yaşımda okumaya karar verdiğimde çok geç kaldığımı fark ettim. Alamut her şeyden önce bence kesinlikle çok sürükleyici bir roman. Ürpertici bir karaktere sahip olan Hasan Sabbah’ı ve kurduğu esrarlı alemi her sayfada daha da merak ederek okuyorsunuz. Zaman zaman Sabbah’ın şeytani zekasına hayran kalıp kalmamak arasında gidip geliyorsunuz. Yazar bana kalırsa Sloven olmasına rağmen Orta Doğu coğrafyasını ve siyasal-tarihi olayları ustalıkla anlatmış. Ayrıca kitabın içinde okuru sık sık düşünmeye sevk ediyor. Kitap bence felsefi ve psikolojik açıdan da çok zengin bir kitap. Her sayfasını düşüne, düşüne zevkle okudum. Bir dikkat ettiğim husus da yazarın, okuru hikaye anlatıcısı olarak karakter analizi bakımından yönlendirmemesiydi. Kitapta karakterlerin iyi veya kötü olduğuna dair tasvirler yapmamış okuru kendi yolunu bulmasına dair teşvik etmiş. Özetle, kitabın mutlaka her kitap sever tarafından okunması gerektiği kanaatindeyim. İyi okurlar:)
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201249,9bin okunma
Puan vermedi·559 syf.··
2023 2. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2023 15:55
Oldum olası Victor Hugo’nun kalemini ve anlatım tarzını beğenmişimdir. Notre Dame’ın Kamburu da okudukça daha fazla okuma isteği uyandıran akıp giden bir kitap. Kitabın ana konusundan bağımsız olarak yazarın o döneme ait eleştirel düşüncelerini çok beğendim. 19.yy da yaşamış olmasına rağmen Hugo’nun, 15.yy da geçen siyasi olayları sanki o dönemin insanıymış gibi anlatmadaki ustalığı en başlardan beri bende kitaba dair ciddi bir merak uyandırdı. O yıllardaki haksız idamları, kökleşmiş ve kokuşmuş babadan oğula mantığıyla ilerleyen yöneticileri ve yönetim tarzlarını nüktedan bir dille ustalıkla eleştirmiş. Kitabın asıl konusu ise tüm bu detaylarla çok güzel harmanlanmış. Kitap her sayfasında yazarın tasvirleriyle sizde Esmeralda’ya karşı hayranlık, Quasimodo’ya karşı acıma hissi, Frollo’ya karşı ise bir tiksinme hissiyatı uyandırıyor. Bana göre kitap baştan sona kusursuz derecede yaratıcı ve orijinal bir konuya sahipti. Kendimce tek hoşlanmadığım kısımlar yazarın çok sık akışı bölüp, Paris’i ve mimarisini anlatırken fazla detaylarda boğulmuş olmasıydı. Bunun dışında sürükleyici bir roman arayışında olanlar için güzel bir seçenek.
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
Şeker Portakalı incelemem
Puan vermedi·184 syf.··
2022 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2022 02:48
Şeker Portakalı çok küçük yaşlarda okuduğum bir kitaptı. Üzerinden çok zaman geçtiğini farkettiğimde tekrar elime aldım ve bir daha hiç bırakmak istemedim. Sayfalar boyunca o çocuğun kalbini ellerimin arasına alıp, onu okşayıp sevmek, yaralarını sarıp merhem olmak istedim. Kitap boyunca yazarın çocuk kalbinin hiç büyümediğini, belki yaralarının hiçbir zaman iyileşmediğine şahit olmak beni hüzünlendirdi. Yüzümde küçük tebessümlere sebep olan detaylar da vardı tabi. Bir çocuğun muzip merakları, tatlı şapşallıkları ve ince zekası çocukların dünyasını tekrar hatırlamamı sağlayan nüanslardı. Bilemiyorum yazar bu kitabı kimlere atfetti ama benim içimden aynı yazarında dediği gibi "Her şeyi çok erken anlayan çocuklar"a hediye etmek geldi. Tüm çocukların her şeyi zamanında anlaması dileğiyle. Okuyun okutturun bu güzel kitabı bütün çocuklara ve hep kalbi çocuk kalanlara..
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022274,8bin okunma
Reklam