Martin’in aşk macerası,düşünce dünyasındaki macerasından daha büyüktü.Karşı konulmaz kuvvetlerin itici gücü uyarınca atomlardan ve moleküllerden oluşan dünya,sırf bunun için hayranlık duyulacak bir yer değildi;onu güzel yapan,içinde Ruth’un yaşamasıydı.Hayatında bildiği,sezdiği veya hayal ettiği her şeyin en muhteşemiydi o.
Zira biri kendini ne kadar sınırlarsa sonsuzluğa da o kadar yakındır; bilhassa da dünyadan kopuk gibi görünenler,özel malzemeleriyle kendilerine karıncalırınkine benzer acayip,sahiden eşsiz bir küçük âlem inşa ederler.
Martin’in eve sarhoş geldiği konusunda uzlaşmışlardı.Halbuki güzelliği içlerinde hisseden insanlardan olsalardı, o parlayan gözlerin ve hararetlenmiş yüzün,gencin aşkla ilk tanışmasının belirtisi olduğunu anlayabilirlerdi.