Kübra Aybar

7/10
·168 syf.·
2025 12. kitabı
Kaçırdıklarımız, aslında çoğu zaman farkına bile varmadığımız, hayatımızın bir köşesinde sessizce duran duygulara, düşüncelere ve durumlara dikkat çeken bir kitap. Adam Phillips, beklentilerimizle gerçekler arasındaki boşlukları, hüsranı, tatmini, kaçışı ve hatta deliliği bile farklı bir gözle görmemizi sağlıyor. Okurken, çoğu kavramı ne kadar yüzeysel ele aldığımı ve aslında derinlerinde çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Özellikle “hüsran” ve “tatmin” üzerine yazdıkları, benim için en çarpıcı kısımlardı. Hayatta genellikle hüsrandan kaçmaya çalışıyoruz ama Phillips, bunun aslında gelişimin bir parçası olduğunu, eksikliğini hissettiğimiz şeylerin bizi şekillendirdiğini söylüyor. “Tatmin” ise sürekli peşinden koştuğumuz ama ulaşınca da kalıcı olmadığını fark ettiğimiz bir his. Tatmini bir varış noktası gibi görmek yerine, değişken bir süreç olarak kabul etmek gerektiğini düşündüm. “Deli rolü üzerine” bölümü ise özellikle ilginçti. Toplumun çizdiği sınırların dışında hareket eden insanların, “deli” ya da “tuhaf” olarak etiketlenmesinin ne kadar kolay olduğunu gösteriyor. Bazen normlardan sapmanın bir tür özgürlük olabileceği fikri bende yeni bir bakış açısı oluşturdu. Genel olarak, Kaçırdıklarımız, psikolojiyle ilgilenen ya da insan doğasını daha iyi anlamak isteyen herkesin okuyabileceği bir kitap. Sorgulatan, düşündüren ve farkında olmadan kaçırdığımız şeyleri gösteren bir eser.
Hayat ve İnsan
KaçırdıklarımızAdam Phillips · Metis Yayıncılık · 20232,883 okunma
Reklam
Güneş Ülkesi’nde Yaşayan(?)Bir Kadın
2/10
·78 syf.·
2025 3. kitabı
Bu dünyada bedenimin bana ait olmadığını hissediyorum. Kendimi bir bireyden çok bir kaynak gibi hissediyorum. Devletin nüfus politikaları gereğince eşleşmelerin planlandığı ve çocuk sahibi olmanın bireysel isteklerime değil, toplumsal faydalara göre düzenlendiği bir yerde yaşıyorum. Evet burada eğitimim sağlanıyor ancak zihnim eğilse de seçim yapma özgürlüğüm olmadan, bilgi sadece bir yük haline geliyor. Eğitimli olmak, seçim hakkına sahip olamadıkça ne anlama gelir ki? Evet burada açlık yok, savaş yok, bilgisizlik yok ama bireyin ruhu, özgürlüğü ve sevgisi de yok. Gerçek mutluluk, yalnızca toplumsal faydaya hizmet etmekle değil, kendi kimliğimizi ve seçimlerimizi yaşamakla mümkündür. Güneş Ülkesi ismini duyunca zihinlerde bir ütopya gibi parlıyor, ancak yüreklerimizde ağır bir distopya yankısı bırakıyor.
Felsefe-Düşünce
Güneş ÜlkesiTommaso Campanella · Kapra Yayıncılık · 20214,669 okunma
Bize çok abartılı ve gülünç görünen bir çok şeyin genellikle diğer büyük toplumlarca kabul edilip onaylanmaktan geri kalmadığını görerek yalnızca mevcut örnekler ve adetlerle ikna edildiğim hakikate sıkı sıkıya bağlanmamayı öğrendim. Bu sayede, doğal ışığımıza zarar veren ve bizi aklımızın sesinden uzaklaştıran bir çok yanlıştan sıyrılarak kendimi kurtardım.
Sayfa 13
Alıntı
Reklam