Peki, aydın olmak/sayılmak için yüksek öğrenim diploması şart mı? Üniversite öğrenimi, uzmanlık dereceleri kafanın içini
"aydın" latmakta yeterli olmayabiliyor, görüyoruz. Oysa onlarsız aydınlanabilmiş; bilinçli, sorumlu, koşullanmalardan uzak durabilmiş, düşünen, okuyan, yaşadıklarından, okuyup düşündüklerinden
kendine pay çıkarabilmiş, kendini eğitmiş nice insan var. Bu da, öğrenim-eğitim farkını getiriyor önümüze. Eğitilmemiş ya da kendini eğitememiş yüksek öğrenimli, "aydın" olamazken, eğitimli öğrenimsizlerden pırıl pırıl aydınlar çıkabilir. Çıkıyor da. Eğitimin terbiye ile eş anlamlı olduğunu, tam da burada anımsamakta yarar var!