Kübra Aybar

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sesler gitmiş, bir tek yankıları kalmış geride…
Peki sen, durup durup denize bakan çocuk, daha ne arıyorsun? Yazılacak her şey senden önce yazıldı, söylenecek her şey söylendi çoktan. Artık her şeyin bir adı var şu dünyada. Ölümün bile bir adı var. Topuklarından, attıkları her adımda kan sızan adamlar geçti bu yollardan. Peki sen çocuk? Dünya hiçbir zaman gökyüzüne yansımayacak, artık hiç değilse bunu biliyorsun. Sesler gitmiş, bir tek yankıları kalmış geride. Bedeni olmayan seslerin çığlığa dönüşmeyi kurduğu yerlerde sen şarkı söylemek için bekliyorsun. Çocuk, yanılıyorsun…
Sayfa 102
Edebiyat
Umut
Usul usul geceleyin Sirenler duyarsan derin Kapını gökyüzüne dayayıp da bekle Yolunu şaşırmış bir yıldız düşer belki üstüne Başını yastığına göm Yüreğini ayışığına ayarla Yorganına sıkıca sarın Derin bir nefes al Ve sakın ağlama...
Sayfa 72
Şiir
Çapraz Kur’lar
Peki, aydın olmak/sayılmak için yüksek öğrenim diploması şart mı? Üniversite öğrenimi, uzmanlık dereceleri kafanın içini "aydın" latmakta yeterli olmayabiliyor, görüyoruz. Oysa onlarsız aydınlanabilmiş; bilinçli, sorumlu, koşullanmalardan uzak durabilmiş, düşünen, okuyan, yaşadıklarından, okuyup düşündüklerinden kendine pay çıkarabilmiş, kendini eğitmiş nice insan var. Bu da, öğrenim-eğitim farkını getiriyor önümüze. Eğitilmemiş ya da kendini eğitememiş yüksek öğrenimli, "aydın" olamazken, eğitimli öğrenimsizlerden pırıl pırıl aydınlar çıkabilir. Çıkıyor da. Eğitimin terbiye ile eş anlamlı olduğunu, tam da burada anımsamakta yarar var!
Sayfa 57
Alıntı
Bazı tarihler…
Dalgınım çok zamandır, ki dalgınlığım Tarihin içini çektiği yerlerde durduğumdandır.
Sayfa 66
Şiir