Kübra Aybar

Çocuklar, baba insanla ana insana baktılar, onlar ne yapıyorlarsa öyle yaptılar. Hepsi de tıpkı tıpkısına babalarına benzediler. Baba insanla ana insan çocuklarını yine çevrelerine topladılar. Baba insan onlara, - Yazıklar olsun! diye bağırdı. Hiçbiriniz bizim istediğimiz gibi yetişmediniz. Hiçbiriniz insan olmadınız. Hepiniz de insanlıktan uzaksınız. İnsanlıktan ayrıldınız. Artık ölüyoruz. Yazık oldu emeklerimize, boşa gitti. Bütün hakkımız haram olsun, Allah hepinizi kahretsin. Çocuklar şaşırdılar, - Peki ama, bize neden beddua ediyorsunuz? dediler. Biz yanlış bi'şey mi yaptık yoksa... Size baktık, sizi örnek aldık. Siz ne yaptınızsa, biz de onu yaptık…
Sayfa 132 - e-kitap
1000k
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sevgi yolunda bu kadar zor yürünebilmesinin nedeni, dünyada sevgiye pek fazla inanılmaması, her yerde sevginin bir güvensizliğe toslamasıdır.
Sayfa 177
Edebiyat
Dünyayı ve yaşamı sevmek, insanı acılar içinde yaşatsa da bunu yapmak, her güneş ışınına şükranla kucak açmak ve acı çekerken bile gülümsemeye tümüyle sırt çevirmemek, gerçek her edebi yapıtın bu öğretisi asla eskimez ve günümüzde her zamankinden daha gerekli, şükrana daha layıktır.
Sayfa 174
Edebiyat
Yumuşak güçlüdür sertten. Su güçlüdür kayadan. Sevgi güçlüdür şiddetten.
Sayfa 178
Edebiyat
Oysa çokları sever ama sevgide yitirir kendini.
Sayfa 129
1000k