Artık hep haklı olacaksın, çünkü bir daha konuşmayacaksın. Doğrusunu söylemek gerekirse, benim gibi seni yaşatanlar, sorgulayanlar aracılığıyla hala konuşuyorsun.
Doğuştan getirdiğimiz tek bir kusur var: Hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz... Bu kusurumuzu gidermedikçe...dünya gözümüze çelişkilerle dolu bir yer gibi görünecektir. Çünkü her adımımızda, ister büyük ister küçük bir şey yapmış olalım dünyanın ve insan hayatının, insanların mutlu bir yaşam sürdürmelerine olanak verecek biçimde tasarlanmadığını anlayacağız... İşte bu yüzden neredeyse bütün yaşlıların yüzlerinde aynı ifadeyi, yani düşkırıklığını görmek mümkündür.
"Tutkulu aşkla uyumun bir arada olması, çok nadir rastlanan bir şeydir. " diyor Schopenhauer. Çocuğumuzun kocaman çeneli ya da kadınsı mizaçlı olmasını engelleyen aşığımız aslında bizi hayatımız boyunca mutlu edecek kişi değildir. Kişisel mutluluğun peşinden koşmak ve sağlıklı çocuklar dünyaya getirmek birbirine tamamen ters düşen iki amaçtır; fakat aşk kafamızı karıştırdığı için bir süre bu ikisinin aynı şey olduğunu düşünürüz. Bu yüzden, asla dostluk kuramayacak iki insanın evlenmesine şaşmamak gerekir.