Bilmem ki şu alem nere, boşluk nerede
Anlat bana, varlık ne ki, yokluk nerede
Bağrım yanıyor, her yer ateş, her şey kor
En gür suların aktığı musluk nerede
Şu iki şeyin unutulmaması gerekir: İlki, ezelden beri herşey aynıdır, hep aynı döngülerdir tekrarlanan ve hiçbiri farklı değildir;herhangi biri, yüz ya da iki yüzyılda, ya da sonsuzlukta hep aynı şeyleri görür. İkincisi, bir kişi çok uzun yaşasa da çok kısa yaşasa da aynı şeyi yitirir. Bu da şimdiki zamandır ve insan sadece bundan mahrum olabilir; nihayetinde insan yalnızca buna sahiptir ve hiç kimse sahip olmadığı şeyi yitirmez.
Pişmanlık mı? Arkandan ağlayanların üzüntüsü için, sana olan sevgileri, senin de onlara karşı duyduğun sevgi için pişmandın. Karını yalnız bıraktığın için, yakınlarının içlerinde hissedecekleri boşluk için pişmandın. Ama bu pişmanlıkları yalnız önceden hissediyordun. Seninle birlikte yittiler onlarda: Ölümün acısına arkanda bıraktıkların tek başlarına katlanacaklar. İntiharın bu bencil yanından hoşlanmıyordun. Ama tartınca, ölümün dinginliği yaşamanın acı dolu çalkantılarına üstün geldi.