Dünden kalan kurumuş makarnayı tencerenin dibinden kazıyıp, bunu "gurme bir sabah öğünü" gibi kendine yedirmeye çalışan o yalnız ruhlar.
Çay kaşığının bardağa çarpma sesini dünyanın en dertli senfonisi sananlara. Kıyafetindeki o küçük lekeyi kimse fark etmesin diye bütün gün tuhaf açılarla yürüyenlere ve akşam olsa da uyusak diye saniyeleri sayan, uyanmaya mecbur bırakılmış o büyük kalabalık sabah kahve içmeden uyanamayanlara değil de, uyanmaya mecbur bırakılanlar günaydın
Sana da günaydın;
Her sabah yolda giderken peşime düşmek için köşebaşında pusuya yatan Celal amcanın siyah köpeği.
Sizin için babamla düelloya tutuşmaya, kardeşimi evden kovmaya, bütün servetimi bir gecede yakmaya hazırım. Yeter ki o süzgün bakışlarınız bir an bile üzerimden eksilmesin
Sayfa 70 - PDF olduğu için sayfa sayısı değişebilir.·Kitabı okudu
Onlara biraz ümit, biraz tebessüm, bir iki de sahte gözyaşı veriyordum. Bu koca adamlar, çocuk oyuncağı peşinde koşan bebeler gibi ayaklarımın altına seriliyorlardı.