ludmilla.

‘“Derslerime, notlarıma, okumama, yazmama, konferanslara, sınav kâğıtlarına, forumlara, öğrenci dertlerine, evime, kocama, pedikürüme, alışverişime, bacaklarımın kılını almaya, telefonlara cevap vermeye ve mektuplara; yatakları düzeltmeye, gıdası dengeli sofralar kurmaya, resmi yemeklere, kokteyllere, tiyatrolara, konserlere, tartışmalara gitmeye; bazı geceler evimizde aydınca toplantılar yapmaya, böyle başka toplantılara gitmeye; en yeni sol yayınları okumaya, en yeni olayları izlemeye, bunları derleyip toplayıp, ayıklayıp, birleştirip bir sonuç çıkarmaya; yeni bir araştırma kitabı hazırlamaya, yapılmış araştırmaları değerlendirmeye; dağ taş gezilere çıkmaya, gezi valizlerini hazırlamaya, saçımı kestirmeye, biten rujumun, kremimin yerine yenilerini almaya, temizlikçiye elbiselerimizi taşımaya, kasapta sıra beklemeye; tıkanan muslukları pompalamaya, anneme seveceği bir şey armağan etmeye, onu doktoruna götürmeye, fizik tedavisinden getirmeye, eş-dost çocuklarının doğum günlerini kutlamaya, başları sıkıştıkça eve doluşan öğrencilerime kendime yaraşır akıllar vermeye, kendime yaraşır yollar göstermeye; kocamla sevişmeye, seviştikten sonra tepeden tırnağa yıkanmaya, ona temiz çamaşırlar hazırlamaya, işlerini dinlemeye, kendi işlerimi anlatmaya, sevgimizi eskitmemeye çalışmaya, yeni sözler icat etmeye, yeni heyecanlar yaratmaya, ekonomimiz üstüne raporlarını tape etmeye -bu işte benden başkasına güvenmez-, onun gezi valizlerini hazırlamaya, gidişinde hüzünlü, gelişinde kıvançlı olmaya; ıspanak ayıklamaya, hamsi kafası koparmaya, soğan doğramaya, yazı makinesini onarıma götürmeye, onarımdan getirmeye, sökülen fermuarımı dikmeye, etek boylarımı gününe uydurmaya; Le Nouvel Observateurü, Les Nouvelles Littiraires’i, Le Monde’u okumaya, günlük gazeteleri okumaya, Anlı, Yeni
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanlara güvensizliğin sürekli kaygısını boşverip hayal kırıklığının anlık kederini tercih eden biri.
Alıntı
hiç tatmadığım bir meyvenin sancısını çekiyordum
dut ağacı dutu uyuyordu, gece gecesini, bizse birbirimizi uyuyorduk..
Bir iki yılda bir (bize gösterdiği fotoğraflardan anladığım kadarıyla) bir güneş saatiyle birkaç meşeyi ziyaret etmek üzere lngiltere'ye giderdi.